Ali Aşkın

Ali Aşkın
@askin_29
"Bin nedametle nihayet anladık ki dünyada belki herşeyi bulmak kolay, kendini bulmak zormuş. Kendimizi nerede bulalım? Kendi dışımızda nereye koştuksa gurbette kaldık." (Nurettin Topçu)
Modern hayat ve dünyanın şimdiki durumu hepimize sorumluluklardan kaçmak için birçok fırsat veriyor. İlk kaçamak kendi gücümüzün önemli işleri başarmaya yetmeyeceği inancında beliriyor. Halbuki gücümüzün yettiği kadarını başarmak yeterince önemlidir. Biz yapabileceğimizi yapmaktan kaçmak için kendimize varamıyacağımız hedefler seçiyoruz. İkinci kaçamağımız sorumlulukları mensup olduğumuz gruba, çevreye, yapıya yıkmaktır. Bu da birinci kaçamağımızın tersine kendimizi gücümüzün altında yükümlülüklerle karşı karşıya bırakarak hayatî davranışları başkasından beklemek tarzında tezahür ediyor. Ve nihayet belli başlı kaçamaklarımızın üçüncüsü beynelmilel İslâmi hareketlerin bize düşen sorumluluğu yerine getireceklerini umduğumuz zaman karşımıza çıkar. Kaçamaklarımızın en netâmelisi budur. Zira bu günümüz dünyasından medet ummaktan başka bir anlam taşımaz.
Şule Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
"Hareket, insanın yer değiştirmesi değil, insanın kendini değiştirmesidir." Nurettin Topçu
Bedenin mesuliyeti kalpten dolayıdır. Çünkü beden fânidir, kalp ise bâki... Beden, hac yolunda hacıyı taşıyan deve gibi kalbi yüklenir. Deve hacı içindir, hacı deve için değil! Hacca giden kimse devenin mesuliyetini üstlenmek zorundadır. Kâbe'ye varıncaya dek onun yemini, suyunu, örtüsünü temin etmek durumundadır. Oraya vardığında ise devenin sıkıntısından kurtulur. Fakat deveye ihtiyacı kadar bakmak gerekir. Zira hacı bütün vaktini deveye yem vermekle, onu süslemekle ve korumakla geçirirse kafileden geri kalır ve perişan hale düşer. Bunun gibi kişi tüm zamanını bedenin mesuliyetine ayırarak onun kuvvetlenmesine ve ölüme götüren sebeplerden uzaklaşmasına ayırırsa, kendi saadetinden mahrum kalır.
Sayfa 100·Kitabı okuyor
Dünya, din yolunun duraklarından bir durak, yolcuları Allah Teâlâ'ya götüren bir yol, misafirlerin azıklarını temin edebilmeleri için çöl başında süslenmiş bir pazardır. Kimi o pazardan yolluğunu alır ve yola koyulur, kimi de pazarın cazibesine kapılarak kendini, yolu ve gayesini unutur...
"... ve şuna inanıyorum ki; kitaplardan bilgi öğrenilir fakat kitap okuyarak hâl sahibi olunamaz. İnsanı hâl sahibi yapacak olan, hâl sahibi bir insandır. Onun için peygamberlere ve onların vârisi olan velîlere mutlak ihtiyaç vardır."
İnsan
Reklam