Hayat şuna benzer; kalabalık gürültülü bir otobüste arkalarda oturuyorsun. Otobüsün önünde farklı yollar var ve otobüs yanlış istikamete gidiyor sana göre. Şoförün sürmesini istediğin yeri bağırarak söylüyorsun. Duymazsa ayağa kalkıp aynadan seni görmesini sağlıyorsun. O da olmazsa bir kağıda not yazıp elden ele şoföre ulaştırılmasını istiyorsun. Bunda da olmazsa çırpınmayı bırakmalı ve akışın keyfini sürmelisin. Çünkü direksiyon şoförde ve senin bu konuda yapabileceğin bir şey yok. İşte ilkine gayret ikincisini tevekkül denir