'Biz', tabii ki 'ben' ile 'sen' den oluşur - ama onlardan 'ibaret' değildir: benim de senin de, ayrı ayrı, yaptıklarımızla (bak!) oluşur; ama, bizim (O eylemlerimizde her seferinde ötekini (de) hesaba katan amaçlarımızın toplam sonucudur - biz kurarız 'biz'i; ama, kendimizden öte...
Sevinçli olduğu kadar acılı olan anılarındı, seni ağlatan; hangi gözyaşı, hangisinden dolayıydı; belli değildi - aralarında da bir fark yoktu.
İşte, senin acılarınla acılanmamış; senin sevinçlerinle sevinmemiştim, ya - nasıl bilebilmeliydim ki, senin hangi acında hangi sevinç var; hangi sevincinde de, hangi acı
Nasıl anlayabileydim ki!...
"Senden birşeyler beklerken, acı çektim; ama, seni bir yere oturttuktan sonra, rahatladım, acı çekmiyorum artık" dedin bana.
Bu 'memnun' da olmam gereken birşeydi, herhalde; ama, sana artık acı bile veremiyor muydum - senin bir 'yer'ine oturtulup kalmışmıydım - Bu düşünceydi, bana, acı veren ...