A.

'Biz', tabii ki 'ben' ile 'sen' den oluşur - ama onlardan 'iba­ret' değildir: benim de senin de, ayrı ayrı, yaptıklarımızla (bak!) oluşur; ama, bizim (O eylemlerimizde her seferin­de ötekini (de) hesaba katan amaçlarımızın toplam sonu­cudur - biz kurarız 'biz'i; ama, kendimizden öte...
Sayfa 142
Reklam
İşte: ilişki kişilerindir; ama, anısı, kişiye - her bir tek kişiye kalır: tek tek, ayrı ayrı...
Sayfa 141
Sevinçli olduğu kadar acılı olan anı­larındı, seni ağlatan; hangi gözyaşı, hangisinden dolayıy­dı; belli değildi - aralarında da bir fark yoktu. İşte, senin acılarınla acılanmamış; senin sevinçlerinle se­vinmemiştim, ya - nasıl bilebilmeliydim ki, senin hangi acında hangi sevinç var; hangi sevincinde de, hangi acı Nasıl anlayabileydim ki!...
Sayfa 134
Kişi daha kendi varoluşundan kuşkuluysa, nasıl edebilir de gidip öteki kişiyi bilebilir; 'gerçekten' tanıyabilir?!
Sayfa 132
"Senden birşeyler beklerken, acı çektim; ama, seni bir yere oturttuktan sonra, rahatladım, acı çekmiyorum artık" de­din bana. Bu 'memnun' da olmam gereken birşeydi, herhalde; ama, sana artık acı bile veremiyor muydum - senin bir 'yer'ine oturtulup kalmışmıydım - Bu düşünceydi, bana, acı veren ...
Sayfa 128