10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 57. kitabı
okudumbitti# Puanım 10 üzerinden 10. Kitap adı: Geziyorum Yazar; Sevdiye Yeşil Dezcan Yayınevi: Siyah beyaz yayınevi Sayfa: 158 Kitap grubundan sevgili yazarımız Sevdiye yeşil dezcan hocamızım Geziyorum serisinin üçüncü kitabını bitirdim. Kemerlerini bağlayın geri sayım başladı. Kıbrıs'a uçuyoruz Kıbrıs Akdenizdeki stratejik konumunda dolayı bakır madeniyle ünlü bir ülke. Adını da bu yüzden bakırın Latincesi olan "Cumprum" ve İngilizcesin"Coperden" türeterek Cyrus adını alır. Kıbrıs'a gittiğiniz zaman araba direksiyonu bizde olduğu gibi solda değil tam tersine sağda tarafta bulunuyor ve her yerde adım başı sizi izleyen foto kapan bulunuyor ve böylece hız yaptığınız zaman size anında trafik ceza geliyor. Biz bunu bilmediğimiz için bayağı bir trafik cezası yemiştik. Ülkede ilk kodu yok. Onun yerine eğer araba kiralayacksanız her kiralık arabanın arkasında Z harfi bulunuyor ve kırmızı renkte oluyor. Bizim de kırmızı renkte bir arabamız vardı. Aslında bu olay tamamen ülkeye gelen ziyaretçilerin tanınması için yapılmış. Bu sadece kiralık arabalar için geçerli. Diğer arabalar da her plakada harfler bulunuyor ve sayılar iki bölümden oluşuyor. En önemli kural ise herkes arabayı kullanamıyor. Eğer kullanacaksa da yetki vermek gerekiyormuş. Romanda gezimize ilk olarak 30. 000 bin nüfusu olan Kapalı Maraşla yani namı diğer Hayalet şehirle başlıyoruz. Ben de romanı okurken bir zamanlar Kıbrıs'ta üç sene bulunmuştum. Kapalı Maraşı canlı canlı görme fırsatım olmuştu. Çok hüzünlü bir hikayesi var. Kapalı Maraş bir zamanlar Kıbrıs'ın Las Vegas diye tabir edilen içinde gazinolardan tutunda eğlence hayatının olduğu, İngiliz Kraliyet ailesi gibi ünlü isimlerin buraya geldiği bir yer. Masmavi tertemiz denizi olan bir yer. Hatta kumu bile İngiltereden getirilmiş. Burada
Geziyorum 3Sevdiye Yeşil · Siyah Beyaz Yayınları · 20229 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2021 48. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2021 00:59
🦌 Buket Uzuner'in #tabiatdörtlemesi nin ikinci kitabı #uyumsuzdefnekamanınmaceralarıtoprak i keyifle okudum.. 🦌 Kitabımızda tabiatın bir başka güçlü ögesi toprağın hikayesini okuyoruz bu defa.. Aslında unuttuğumuz değerleri yeniden hatırlıyoruz da diyebiliriz.. Çorum'da Hitit dönemine ait büyük bir tarihi eser hırsızlığını araştıran gazeteci Defne Kaman ortadan kaybolur.. Defne'nin en son görüldüğü yer olan antik Hitit kalıntısı Yazılıkaya'da ortaya çıkan bir geyikle birlikte ilginçleşen olay kulaktan kulağa hızla yayılır... Olayın yereli aşıp ulusal basına doğru ilerlediğini gören şehrin valisi ve emniyet müdürü hummalı bir araştırma başlatır.. Ehh tabiki olmazsa olmazımız Umay Ninemiz de torunu Defne için Çorum'a gelir ve kadim geleneklerimize ve toprağa dair pek çok konuşma ve olay böylece başlar.. 🦌 Kitap aslında tek bir türe sığdırılabilecek bir kitap degil.. İçinde arkeoloji, mitoloji, tarih, teknoloji (siber alem de denilebilir belki ) tabiat, şamanizm, edebiyat ve müzeciliğe dair pek çok bilgi mevcut.. Ayrıca Defne'nin başına neler geldiğini kitap ilerledikçe öğrendiğimizden bu yönüyle hafif bir polisiye yönü de var.. Bir yandan karşılaştırmalı mitoloji ve Anadolu'nun efsaneleri diğer yandan teknolojik bilgiler ve çevre bilimi kitabın nasıl bir araştırma ve emek sonucu ortaya çıktığını gösteriyor.. 🦌 Vali ve emniyet müdürü arasında geçen konuşmalar, kitaptaki karakter isimlerinin özenle seçilmiş olması etkileyiciydi.. Sadece instagramda denk geldiğim için bildiğim Aslanlı Kapı'dan ibaret olan Hititler hakkındaki bilgim tarihin ilk yazılı antlaşması Kadeş'in bu topraklarda imzalanması ve bir kraliçenin, Puduhepa'nin o antlaşmada mührünün olması gibi pek çok yeni bilgi ile artmış oldu.. Kitap hakkında söylenecek çok fazla sözüm olsa da hepsini burada yazıya
ToprakBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20153,338 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·379 syf.··
2020 35. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2020 16:17
Yüzyıllardır, binyıllardır inanç kavramı tabii ki değişiklik gösterdi. Fakat en büyük değişme savaşın, şiddetin, öldürme gücünün kullanıldığı ilk dönemde yaşandı. Bu döneme kadarki mabutlar dişiyken bu dönemden sonraki ilahlar karma oldu ve insanlaştı. Göçler, gelişmeler derken her şey bulanıklaştı ve tanrılar da değişti. Doğayı değiştirme gücünü anladıkça insan güçlendi ve fikirleri değişti. Üremeyi ve soyu devam ettirme mantığını kavradı ve bunu hayatın geri kalanıyla bağdaştırdı. Tarımı kadının elinden alıp erkeğe devretti: zira tohumu eken erkekti. Kadın yeraltıyla bağdaştırıldı. Yeryüzü ve yeraltı. İki başlı balta ve Knossos sarayı... Asaya dolanan yılan ve iki aslanlı kapı... Kadını kurban eden erkek ve dişi ilah... İphigenias ve Artemis'in geyiği... Dişiselliği ön plana çıkarılmış Venüs heykelcikleri... Biyolojik doğuş ve Tinsel doğuş...Tanrı olmanın güzellikleri... İnançlar değişti fakat insanlar değişmedi. Değiştik sanıyoruz fakat değişmedik. Binlerce yıldır fikirler çoğaldı fakat içimizdeki tinsellik ne arttı ne azaldı. İnsanın ilk zamanından günümüze mükemmel bir yolculuk yapıyoruz kitapta. İlk dişi mabuttan son ilahi kadına kadar hepsinin aslında içimizde ve dışımızda her yerde olduğunu öğreniyoruz. Mitoloji ve doğanın uyumunu, insanın uyumunu görüyoruz. Yazara ve vakfına teşekkür ederiz...
Tanrıçalar ve Tanrıça’nın DönüşümleriJoseph Campbell · İthaki Yayınları · 2020220 okunma