A G Y

O odanın içinde, o da onun içinde
Puan vermedi·208 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:01
Bahçıvan bahçe yapar, sonra kendisi de bahçenin bir parçası olur. Döngüde bahçe olarak devam eder, filiz, solucan, kök, çiçek…bahçıvanlık bir defaya mahsus. * Ölüm üzerine okuduğum en güzel eserlerden. Ölümü sunuşu ne büyük trajedi, ne de saygıdan dokunulmazlık atfettiğimiz o hâl var satırlarda. Samimiyet sadece, buram buram. Önce babamın, sonra annemin ölümlerini tekrar tekrar yaşayarak okudum. Burnumun direği çok az yerde sızladı ki istediğim bu. Kaybedilenin acısı zaten sadece küllenmiş ateş ve o küllere her fırsatta yelpaze tutulmasına ihtiyacımız yok. * Felsefe ekollerine atıflar var birkaç yerde, özellikle dikkatimi çekti. Stoacılıktan yapısökümcülüğe kavramları serpiştirmesi içeriği zenginleştiriyor. İyi okur olmayan iyi yazar olamaz işte. * Ölüme giden süreç, ölüm, ve sonrası. Tüm yaşamın kâh gülümseyerek, kâh özlemle, biraz isyanla, biraz merakla sorgulanışı…hepsi elde biraz daha tutma çabası aslında. * Komşu topraklar bize. K ültür benziyor. Baba bir Trakya köylüsü olabilir. Günlük yaşam da benziyor, espriler de, ölümden sonra kırkıncı gün gibi ritüeller de. Bulgar siyasi tarihine de dokunuyor arada, komünizmi eleştiriyor. Belene de geçti bir yerde. * Kolay dil, akıp giden sayfalar, dolu satırlar. Bir babayı en güzel ölümsüzleştirme ve en güzel onurlandırma.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gökkuşağından tek tek toplamak renkleri…
Puan vermedi·183 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:50
Etkisi, okuma zamanından fazla süren kitaplardan. Sürükleyici kurgu. Yalın, akıcı dil. Renk metaforu renk katmış. Şiirler ve Xentius alıntılarıyla zenginleştirilmiş. Kadın ve aşk merkezinde tradejediler geçidinde ilerlerken toplumsal analizler, sosyolojik çözümlemeler; kadın erkek, ebeveyn çocuk, öğretmen öğrenci, komşuluk, dostluk bilumum ilişkiler üzerine çıkarımlarla dopdolu bir okuma oldu. Yarım kalmışlıklar, kendi dünyasının karanlığıyla ışıkları söndürenler, hüzün ve isyanla dolu buruk bir tat bırakıyor. Bence yazar, kitaptaki tanımıyla “anteni açık” kadınlardan. İyi gözlemci, iyi kalem. İlk kitabı bu. İyi ki okudum. Umarım daha çok yazar. Spoiler; Kutuplara sahipti iki kadın da. Her şey dibe vurmuş gibi görünse de hem gerçek aşkı ve hem gerçek dostluğu bulabilmekten daha büyük şans olabilir mi? Önsözde ‘kuantum fiziği’ geçiyor. Ona atıfla, kitabın satır altı bir mesajı da; yaşamda ne kadar gece varsa o kadar gündüz var, olabilir.
İki Kadın İki AşkFiliz Uçkun · Sentez Yayınları · 20095 okunma
Elim titriyor
Puan vermedi·109 syf.··
2026 4. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 06:56
Kitabı biraz önce bitirdim. Bu, bu gerçek olamaz, diye internetten araştırmak istedim. Aramaya, Sakar kitap gerçek yaşam öyküsü, yazdım, açılan sayfaları okumadan, hızla kapattım. Daha fazlasına maruz kalmak istemiyorum, en azından şu an için. ‘Sarsıcı’ sözcüğü az kalır. Balyoz. Belki daha sonra kitap incelemesi yapabilirim, ama şu an sadece kötü bir haber alma benzeri şok tablosu yaşıyorum.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
Döngü kaçıncı kuşakta kırılır?
7/10
·256 syf.··
2026 3. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 21:49
Yazarın okuduğum ilk kitabı Hayatta Kalanlar’dı. Dili yalın, kurguları etkileyici. Ama ilk kitapta aldığım hazzı burada alamadım. Tek solukta okumuş olsam da, edebi anlamda pek tatmin etmedi beni. Geride kalan hüzünlü bir iç çekiş. İki kitapta da zamanda dans ediyor yazar; geçmişin örgüsü, adım adım şekillendiriyor geleceğin kördüğümünü. Ve yine aile dramları, bireylerin zehirli yalnızlığı. . Malma İstasyonu’nda birkaç karakter var; Çocuk Harriet, anne Harriet, Oskar, Yana. Mekan değişmiyor: sıklıkla tren, göl kenarındaki ev…Ebeveynliğe coşkusu, sabrı, zamanı, belki hazırlığı da olmayan çiftlerin, geçmişlerinin hüzünlü gölgesi altında ‘insan canlısı’ büyütme çabaları ya da çabalamamaları…Oysa ne ihtiyacı var bebeğin kucaklanmaya, çocuğun da, yetişkinin de, babanın dirseğinin değmesine, kolunu yaslamasına, kardeşin sarılmasına, annenin her şeyine, bakışmaya, konuşmaya, gülüşmeye, yan yana uzanmaya, orada olmaya, beraber olmaya, geride bırakılmamaya… İnsan ‘özgürlüğe muhtaç, yalnızlığa mahkum’ olmamalı. Birkaç yıl önce okumuş olsam; kurgu, yazarın yaşadığı ülkeye, İsveç’e uygun olabilir, diye düşünürdüm. Acı ki korkulan ama dünya toplumlarının hücrelerine, hücrelerinin çekirdeklerine yerleşen bir virüs bu. Birey, birey, birey, bireyselleşme. Özveriyi eşe, evlada bile çok gören kendi ateşine odun taşıyan yeni nesil insanoğlu. Kitabı kolay okunan, sürükleyici bir roman arayanlara önereceğim.
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,5bin okunma
Andersen ne kadar Dag? Ben Andersen olsaydım?
9/10
·112 syf.··
2026 1. kitabı
Yazarın Mahçubiyet ve Haysiyet ilk ve en kolay okuduğum kitabı oldu. T. Singer ve okuduğum 3. kitabı Profesör Andersen’in Gecesi nisbeten daha zor ilerlese de aldığım tat Dag’ın zihnine dahil oldukça artıyor. Felsefik ve psikolojik çıkarımları, karakterin iç sorgulamalarıyla harmanlıyor, okuduğum her kitabında. 100 sayfa. Bir Noel gecesiyle başlayıp 2 aylık bir süreçte birkaç olay, birkaç diyalog; sıklıkla Andersen’in düşünceleri, derin muhasebeleri, duyguları. Tanrı, inanç, ritüeller ve gelenekler, sanat, varoluş, toplumsal duruş, statü ve sorumluluklara Andersen’in dünyasından, onunla beraber bakarken düşün dünyamızı harekete geçiriyor. Kitap olaylar örgüsüyle devam etmiyor. Sarsıcı değil. Ama bilincime yeni ufuk açma adına minik bir pencereyi aralaması bile anlamlı ve Dag’ın bu konuda başarısını takdir ediyorum.
Edebiyat
Profesör Andersen'in GecesiDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 2021653 okunma