Stres ve korku onu ele geçirmişti. Duyduğu sesler artmış, gördüğü renkler tahammül edilemeyecek kadar yoğunlaşmıştı. Odasına gitmek, kapıyı çarpmak ve avazı çıktığı kadar bağırmak, bağırmak, bağırmak istiyordu… 
Çöküp gitmiş bir yaşam döneminin yıkıntılarından, alabildiğine içten bir çabayla kendime yine “aydınlık bir dünya” kurmaya uğraşıyordum; karanlık ve kötü güçleri yine içimden söküp atmak ve düpedüz aydınlıkta yaşamak…