“Ayrılmak bir solucanın ikiye bölünmesi gibidir,” dedi, “bölündükten sonra tanımaz birbirini parçalar.”
“Bence gidenin, kalanın kucağında bir kucak kor bırakmadısıdır,” dedim.
“Siz çok yanmışsınız,” dedi.
Beni neyin beklediğini bilmiyorum. Ama beni güzel günlerin beklediğine inandığım günler çoktan bitti. O günlermiş meğer güzel olan. Şimdi günler beni olduğum yere çiviledi. Kendi çarmıhımda sızlanıyorum.