Herkese iyi davranıp kendimize davranmamak, yanlış insanları hayatımıza almak, insanın kırıldığındaki değişimi-güvensizliği, insan kırıldığında bunu konuşarak karşı tarafa belli etmesi gerektiğini, bunun bir zayıflık değil kendisine olan saygısından kaynaklı olduğunu bilmesi gerektiği. Sağlıklı ilişkilerin konuşarak, duygular bastırılmadan halledilmesi gerektiği gibi birçok konuyu ele almış.
Yaralarımızı nasıl sarıcağımızı, aslında çoğu zaman kendimize haksızlık yaptığımızı, kalabalık içerisinde yapayalnız kalmamız, herkesin bizden birşeyler beklemesi. Ben bunu çoğu zaman yaşıyorum. Herkesin benden büyük büyük beklentileri var ancak bu bana ağır geliyor. Her zaman herşeyi bilmek, yapmak, doğru olmak insanı zamanla yoruyor. İnsanız ve yanlış yapmaya her zaman hakkımız var böyle beklentilerin olmaması lazım diye düşünüyorum.
Kadınların üzerine yazılan satırları bir ayrı sevdim. Kadınların üzerindeki ağırlığa, yüke değinilmesi, kadınların aslında sadece fark edilmek, görülmek, biraz anlaşılmak istediğine dair yazılan satırlar beni adeta gururlandırdı. Gerçekten çok güzeldi yazarımıza bunun için bir ayrı teşekkür ediyorum.
Başucunda durması gereken her satırın altını çizmek, ruhu dinlendire dinlendire okumak lazım. Benim açımdan çok keyifli huzur verici bir okumaydı. Kitabın içerisindeki çoğu şeyi hepimiz yaşamışızdır. O an hissettiklerimizi tekrar hatırlamak, tatlı tatlı bir arkadaşın sohbetini dinliyor, ufak ufak nasihat almak gibiydi.
Kitabımızda şöyle bir soru vardı hayatında değerini bilmediğini düşündüğün insanlar oldu mu? Sizin hayatınızda böyle insanlar olduğunu düşündüğünüzde ne yapıyorsunuz? Ben çoğu zaman böyle insanları hayatından tek tek çıkarıyorum.