Bu aralar hayatımda çok güzel kişisel gelişim kitapları dahil ettim bu eserde onlardan birisi gerçekten yaralarımızı nasıl saracağımızı ve yeniden nasıl parlayacağımızı anlatıyor. Bizleri böyle sıkmadan ders veriyormuş niteliği hissettirmeden aktardı diyebilirim. Her satırı okurken “evet bunu da yapmıştım, evet böyle olmalıydı” dediğim çok yer oldu. Her satırın altını çizmek sizlere okumak isterdim.
Bu aralar hissettiğimiz aslında çoğu insanın çoğu zaman hissettiği duyguları yüzümüze tek tek çarptı. Ama bu insanı kendisine getiriyor bence bazı gerçekleri başkasından duymak ve doğruluğunu bilmek iyi hissettirdi. Zayıflık göstergesi diye göstermediğimiz sakladığınız yaralarımızı, duygularımızı, güçlü görünme çabamızı anlatıyor. Bazı kültürlerde suskunluk iletişimsizlik olarak algılanıyormuş. Bazı ülkelerle iletişimin iletişimsizliği nasıl olduğunu incelemiş. Bizim ülkemizde ara tonlara yer yoktur ya susarız ya patlarız. Yani ya iletişim kurarız yada hiç kurmayız. Bu gibi örneklerle desteklenmiş, bizlere çok güzel huzurlu bir okuma ortamı oluşturulmuş.
Kitabımız 2 bölümden oluşuyor;
”Kafkaesque” Franz Kafka Kimdir?
Sevgili Milena Kimdir?
Ve son olarak “Kafkadan sonra Milena” ile son buluyor. Kafka’nın hayatını yaşadıklarını okurken çok etkilendiğimiz bir insanın hayatındaki baba rolünün yaşamını ne denli etkilediğini görüyoruz. Milena ve Kafka’nın mektuplarına hayatlarına dahil oluyoruz.
Kafka’ın babasıyla yaşadığı anları okurken bir hayli duygularını derinden hissettim. Bir çocuk düşünün her zaman babası tarafından bastırılmış, susturulmuş çok zorlu bir çocukluk dönemi geçirmiş. Aslında Kafka sadece görülmek istemiştir ancak babası onu çoğu zaman yok saymıştır. Öyle nadir anlar olmuştur ki babasının o anlarına tutunarak yaşamaya çalışmıştır.
Aslında Milena ve Kafkanın o kadar ortak yönleri vardı ki, onların yaşamları adeta birbirine benziyordu. İkisi de aslında sadece anlaşılmak ve sevilmek istemişlerdir. Birbirlerine çok uzak mesafede yaşamalarına rağmen aralarında bitmeyen bir bağ vardır. Onlar buna aşk diyorlardır. Milena çok güçlü bir kadın, çoğu insan belki de onun bu sabrını, mücadelesini gösteremeyebilir. Böyle kadınlarının daha da artmasını çok isterim. Benim tavsiyemdir.