“Yaşamın çok kolay ve rahat geçiyor diye tasalanma; benimki de öyle geçiyor. Bana sorarsan yaşam öyle uzun ki, eminim günün birinde, hem de çok geçmeden “Bir başkası seni kuşatacak ve gitmek istemediğin yerleri taşıyacak.””
“Ah, sana nasıl bağlandım! Seni gördüğüm ilk andan beri seni bırakamadım! - Bu fiyonk benimle birlikte gömülsün. Onu bana doğum günümde hediye etmiştin! Her şeyi karmakarışık bir hale getirdim! - Ah, bu yolun beni buralara getireceğini hiç düşünmemiştim! - Sakin ol!
Silahlar dolu - Saat on ikiyi vuruyor! Buraya kadarmış! -Lotte! Lotte, hoşçakal! Hoşçakal!"
“Güzel bir yaz akşamında dağa çıkarsan, vadiden sık sık oraya tırmandığımı hatırla, sonra batan güneşin ışığında rüzgar yüksek otları bir oraya bir buraya savururken, karşıda kilise mezarlığında bulunan mezarıma doğru bak. - Yazmaya başladığımda sakindim, şimdi , şimdi bir çocuk gibi ağlıyorum, etrafımdaki her şey öylesine hayat dolu ki. -“