Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Altmış beş senenin ördüğü buz kozasından çıkıp güneşine kavuşabilmem için, oğlunu astırmam mı lazımdı?
Bana sahiden acıyor musun dadı?
Acıyorsan bırak çekeyim! Benim halimi değiştirmeye çalışmak, bana acımaktır!
Bana acıyın, yani acımayın! Bana acımayarak acıyın!
Göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum.
Biizse, umacı korkusu ile yorgan altına kaçan çocuk gibi, nefsimizin beton çatısını tepemize çekmiş, yaşamayı öldürüyoruz. Yağmurun yalnız suyunu toplayabiliyoruz; ruhundan uzağız! Halbuki ne güzel isim koymuşlar ona; Rahmet.
Ağla sevgili oğlum, kaatil, doya doya ağla ve tüy gibi hafifle!
Senin yirmi beş yaşında bulduğunu ben altmış beş yaşında aramaya başlıyorum.
İşte aramızdaki fark!