Zaten bütün yaşamınızı bir tek insana bağlamanızı, o size güldüğünde mutlu olmanızı, sizi görmezden geldiğinde kahrolmanızı da anlayabilmiş değilim. Yaşam o kadar zengin, o kadar güzel, o kadar fazla ilgi alanıyla dolu ki, bir insanın mutluluğunu bir başka insanın davranışlarıyla sınırlaması bana çok saçma geliyor...
Yaşın genç, bilmiyorsun, insanoğlu yanlış iş lerden keyif alır. Dört kitabın dördünde birden niye cehennem var zannediyorsun?"
"Niye?"
"Niye olacak? İnsan denen yaratığı dizginlemek için. Eğer Allah cehennemi yaratmamış olsaydı, vay dünyanın haline..."
Bu memlekette kocası karısını kıskanır, öldürür; oğlan sever, kızı başkasına verirler, öldürür; baba, sevdiğine kaçan kızını orospu oldu diye öldürür; kadın, başkasına dadandı diye kocasını öldürür; abisi, erkeklerle konuşuyor diye kız kardeşini öldürür... Daha söyleyeyim mi? Hepsinin sebebi sevda denen o illettir." İnsanlar cahilse, kötüyse, bunda sevdanın ne suçu var, diyecektim, vazgeçtim.
"Bu işin macerası olmaz," dedi yaralı bir
ses tonuyla. "Hakiki sevda tektir. Sonuna kadar da tek kalır."
"Yapma be dede, insanın gönlü o kadar dar
mı?"
"İnsanın gönlü geniştir geniş olmasına ama
sevda kuşu da nazlıdır, öyle her önüne çıkan dala konmaz. Her önüne çıkan dala konana bizde başka ad verirler."