📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir gün oğlu bana gelip, "Babam ölmek üzere ve aklıma sizden başka yanında olmasını isteyeceği kimse gelmedi. Sizi çok sever, lütfen benimle gelin. Araba hazır, fazla vaktimiz yok dedi." Onunla gittim. Babasının odasına girdiğinde sessizce bir şeyler mırıldanmakta olduğunu gördüm. Ben de sessizce yanına yaklaştım çünkü ne söylediğini merak ediyordum. Hindu dininde Tanrının ismi olan Ram'ı tekrarlıyordu. Hem de elli yıl boyunca "Tanrı yoktur" dedikten sonra! Onu sarstım. Gözlerini açıp şöyle dedi: "Beni rahatsız etme. Bu tartışılacak zaman değil." "Tartışacak değilim" dedim. "Yalnızca sormak istiyorum; o elli yıl nereye gitti? Tanrı'nın ismini tekrarlamak da nereden çıktı? Tanrı yoktur diye ısrar ederdin hep." Şöyle yanıt verdi: "O, o zaman için geçerliydi ama şu anda ölmek üzereyim, doktorlar yarım saatten fazla dayanamayacağımı söylüyor. Bu yüzden beni rahatsız etme, bırak tanrının adını tekrarlayayım. Hem kim bilir, belki vardır. Eğer tanrı yoksa adını tekrarlamaktan hiçbir zarar gelmez. Ama bir tanrı varsa ve ölürken adını tekrarlamazsan kara listeye girersin. Ve ben cehenneme gitmek istemiyorum çünkü burada, dünyada zaten yeteri kadar çektim." "Ben de sana bunu söylemeye çalışıyordum" dedim. "Zihinsel bir kanı tek başına yeterli değildir." O ölmedi, hastalıktan kurtuldu. Üç dört gün sonra yeniden ziyaretine gittim. Bahçede oturuyordu. Ona sordum: "O akşam hakkında ne düşünüyorsun?" Şöyle yanıt verdi: "O gece olup biten her şeyi unut. Zayıf bir anımdı ve ölüm korkusundan tanrının adını tekrarlamaya başladım. Yoksa tanrı yoktur."
"Bu demektir ki yeni bir ölüm döşeği deneyimine ihtiyacın var. Bu ilk kalp krizini atlattın ama ikincisi de yakındır. En fazla ikinciyi de atlatırsın ama üçüncüden kurtulamazsın. Bu söylediklerini unutma." dedim. "O geceyi unut. Tanrı
Tüm dinler insanın masumiyetinin aleyhinde teoriler geliştirip, onları suçlu kılmışlardır çünkü bu suçluluk duygusu olmadan insanları esaret altına almak mümkün değildir. Ve esirlere ihtiyaç vardır. Birkaç insanın iktidar hırsını tatmin edebilmek için, milyonlarca insanın esaret altına girmesine ihtiyaç vardır. Birkaç insanın Büyük İskender gibi olabilmesi için, milyonların ikinci derece insan konumuna indirgenmesi gerekir.
Korku doğaldır çünkü ölüm herkes tarafından bilinir. Suçluluk duygusu ise doğal değil, dinlerin yarattığı bir şeydir. Her insanı binbir şeyle suçlu kılmış, ve bu suçluluk duygusunun ağırlığıyla onları şarkı söyleyip dans edemez, hiçbir şeyden keyif alamaz hale getirmişlerdir. Suçluluk duygusu her şeyi zehirler.