Amed Aştiyan

Amed Aştiyan
@astiyan
Anlamak sevginin başlangıcıdır. / Spinoza
Bir gün herşey yoluna girerse, umarım hala hevesim ve isteğim kalmış olur. Frida Kahlo
İnsan ve Duygular
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Nietzsche'nin "umuda" dair karamsar oluşunun kendi perspektifinde haklı sebepleri vardı. Ona göre umut varolan işkenceyi uzatmaktan başka bir şeye yaramıyordu. Insanın umut beslediği herhangi bir olguya erişmesi, sonrası için hezeyanın temellerini taşıyordu . Çünkü umut varolamama sürecini temsil ediyor, varolduktan sonrası ise başkaydı, orda artık umut yoktu. Yani insanın kendi varoluşunu îspat edebilmesi için bunu yapması zorunlu bir şey gibi gelebilir.!? Ve bu döngü bir ömür boyu sürüp gitmekten öte başka bir şey olmadığının bilincindeydi. Bu ezber yaşayan insanların yaşamından sadece bir kesit. Nietzscheye göre bu bir nevi kendini kandırma süreci veya insanın olguya olan esaretini gözler önüne seren bir durum. Benim ise merak ettiğim şey, umudun insana özgü olduğu/olmadığı kısmında sorduğum sorular. Bize bunun nerden geldiği ile ilgili.! 1)Bu toplumsal sorunun bir ürünü olabilir mi.? 2)Veya kolektîf zihnin bir illüzyonu.? 3) Başka sorular. Gerçekten insanı bu denli edilgen hale getiren şeyin ona özgü olması, aynı anda bir çarpıklığa neden oluyor. Dahası onu var eden şeyin yine onu tüketmesi gibi bir ikilem hakkında, onun üstesinden nasıl gelebileceğimiz konusunu bize araklıyor.! Ve belki de "üst insan" dediği kimlikte buna ihtiyacımız olmayacaktır, Amed Aştiyan
Felsefe-Düşünce
Yaşamın bütün kilitlerini açan hala o bilinmeyen kelimenin peşindeyim. İşte biri daha geliyor uğruna ya da gidiyor. Amed Aştiyan
İnsan ve Duygular
Hümanist olmak belki de zordur özünde ama insanın ırkçı olması durumu toplumsal bir eğitimden geçtiği aşikar, hatta planlı, programlı bir eğitim bu. Toplumun temelini oluşturan ve her an alevlenmeye hazır bu pimi(faşizm) çektiğimizde meydana gelen bu olguyla nasıl baş edeceğimiz hakkında da yine kendi içimizde sevimli olmaya çalışıp bunu çözümlemeye çalışıyoruz. Oysa toplum hakkında çözümleme ve değerlendirme yapmak gevezelikten öteye gitmiyor. Çünkü devlet mekanizması ile toplumu sınırlandırıp kocaman bir hapis haline getirmiştir. Bu insanın kendisine attığı en büyük kazıktır. Tarih kocaman bir gözlem yeri değil mi bu konuda, bakıldığında toprak isimleri, ırkların isimleri sürekli değişen bir halde tekrar edip durur kendi etrafında. Peki oralardan geriye hangi değerler kaldı elimizde.? Bu illüzyon değilde nedir? #mültecisorunu
Gündem