“Gerçekten de halamın mirası benim için göğün örtüsünü çekip çıkarmış ve Milton’ın önerdiği, sonsuza dek hayranım olacak bir beyefendinin büyük ve emredici görüntüsünün yerine açık bir gök görünümü koymuştu.”
“Dünyadaki hiçbir güç beş yüz poundumu elimden alamaz. Yiyecek, ev ve giyim, sonsuza dek benim.
Böylece yalnız çaba ve didinme değil, nefret ve burukluk da yok oluyor. Hiçbir erkekten nefret etmem gerekmez, çünkü o bana kötülük yapamaz. Hiçbir erkeği pohpohlamam gerekmez, onun bana verecek bir şeyi yok ki! Böylece hiç farkına varmaksızın kendimi, insan soyunun öbür yarısına karşı yeni bir tutum içine girer buldum.”
“Kuşkusuz bizim annelerimiz, otuz bin poundu bir araya getirmekte güçlük çeken, St. Andrews’da kilise papazlarına on üç çocuk doğuran annelerimiz, bizlere bunların benzeri hiçbir şey sağlayamamışlardı.”