“Ben hiç sıkılmam. Herkesin derdi bu. Herkes sıkılıyor. Doğa size açıklandı ve sıkıldınız. Yaşayan beden size açıklandı ve sıkıldınız. Evren size açıklandı ve bundan da sıkıldınız. Şimdi sadece ucuz heyecanlar istiyorsunuz. Bunlardan bol bol istiyorsunuz ve yeni oldukları sürece ne kadar adi, saçma oldukları fark etmiyor. Hakkımda ne söylersen söyle ama ben hiç sıkılmıyorum."
Naked , 1993
Yeşerecek umudum bir parantezin ağında
Dünya yine güzel dünya olacak
Acıdan payını almamışlara
Ve kalpler eskiden de olduğu gibi
Keşif düzenleyecek ışığın yansımasına
Hep gitmeye alışmış ruhlar hep gidecek
Anlamadığı şeyler gibi bundan da
Hep kırılmaya alışmış ruhlar kendine acıyacak
Yalnız kaldığında
Ve yıldızlar aşkın yörüngesini söyleyecek
Gece kuşu tahtadan yuvasına gelipte
Ötüşü batıla benzetildiği gibi acı acı ötmeyecek
Ve batı’nın o göz alıcı masallarıyla sıcak odalarda vals edilirken
Ben sessiz sesiz ağlayacağım
Ve okunmamış kitaplar ruhlarla savaşırken
Ben ruhumu kalpten kurtaracağım
Belki birazdan liseden sonra bir dizi izlemeyi düşünürüm ya da örgü öğrenmeyi denerim yeniden… Bir iki ilmek attıktan sonra da ipler birbirine dolanır yine örgüyü öremem. Kendi kendime “ beceriksizsin işte sen” diye söylenerek ipleri açmaya çalışırım ve düşünürüm birbirine örülen yaşamı. İlmekte yaptığım hatalar gibi hayatımda da şunu da şurda..., keşke..., yapmasaydım ya da şöyle yapsaydım derim. Ve bilirim bazen herkesin keşkeleri vardır yaşamda. Ama ne yazık ki zaman aynı zaman değildir ve değiştirilmez o en çok istenmeyen...
Birbirine örülen ipi düzeltirim, birbirine örülen keşkeden sonra... Yeni kitaplar keşfederim, yeni kelimesini hafızamdan silmeden karda... Yürürüm bir süre eskiye, tarihe ve de anıya. Çizemem resmini mutluluğun çünkü vardır acıyla aramda bir gizli antlaşma. Kaçıp kurtulamam bundan, bilirim atlarda kuşlar gibi sıcak iklimlere koşar ve götürürler beni batıdan doğuya...
Şimdi karda ilerlerim ve atları durdururum birden gecenin ayazında. Ayak izimi izlerim ve ayak izim keşkeler olur düşerken ben buzda. Beni farkeden ruhlar görürüm ve o ruhlarlarla oluşur aramda derin bir bağ. Fakat ne yazık ki o ruhlar hem kendime yazık etmelerim hem kendime gelmelerim olur. Fakat ne yazık ki o ruhlar her düştüğüm de gülmelere neden olur. İşte burda kopar da fırtına atlar yönünü değiştirir Batıya... Ve burda öğrenir ruhum keşkelerle yaşamayı aslında.