âsude firdevs

âsude firdevs
@asudefirdevs
ruhsal politikamın şiirsel izdüşümü
hislerim, düşüncelerim, eylemlerim; dışsal unsurların koşullu bir sonucuyken attığım özgürlük naraları kendi kendisinin bir tutsaklığıydı. ayağıma dolanan zincirler sandığımdan daha sıkı. ben dediğim ruhumun kırbacı.
Reklam
"insan eşref-i mahlûkattır derdi babam. bu sözün sözler içinde bir yeri vardı ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman, bu söz asıl anlamını kavradı. geçti çıvgınların, çıbanların, reklamların arasından, geçti tarih denilen tamahkâr tüccarı. kararmış rakamların yarıklarından sızarak bu söz yüreğime kadar alçaldı. damar kesildi, kandır akacak ama kan kesilince damardan sıcak sımsıcak kelimeler boşandı. aşk için karnıma ve göğsüme, ölüm için yüreğime sürdüğüm eczâ uçtu birden. aşk ve ölüm bana yeniden, su ve ateş ve toprak yeniden yorumlandı. dilce susup bedence konuşulan bir çağda, biliyorum kolay anlaşılmayacak; kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın, yanık yağda boğulan yapıların arasında delirmek hakkını elde bulundurmak."
"ben bir ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi. ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel. hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin biraz ayten sürüyorum güzelleşiyor. şarkılar söylüyorum, şiirler yazıyorum ayten üstüne. saatim her zaman ayten'e beş var ya da ayten'i beş geçiyor. ne yana baksam gördüğüm o, gözümü yumsam aklımdan ayten geçiyor. bana sorarsanız mevsimlerden ayten'deyiz, günlerden aytenertesidir. odur gün gün beni yaşatan, onun kokusu sarmıştır sokakları. onun gözleridir şafakta gördüğüm, akşam kızıllığında onun dudakları."
"bazen yaşamın o kadar içini görebiliyorum ki birden doğrulup çevreme baktığımda kimsenin yanımda olmadığını, bana eşlik eden tek şeyin zaman olduğunu görüyorum.”
"korkular da yıldızlar gibi hep oradadırlar ama gün ışığı onları gizler.”
Reklam