"bir akşamüstüne doğrunun melankolisini sonsuzlaştırmak istiyorum,
yaşadığıma tanık olun.
bu bireysel çırpınışları asmak istiyorum, tanık olun.
ama bir aralıkta yaşıyoruz sanki,
yeryüzü ayaklarımızın altından kayıyor
ve kimse bunun farkında değil.
her yerde benciller ve ukalalar kendi ölçülerine zorluyorlar hayatı
ve hiç kimse denizin nasıl büyük ve derin birşey olduğunun farkında değil
ve hiç kimse bir karpuz kabuğundaki çıldırtıcı, taze ve derin yeşilliğin farkında değil.
ve hiç kimse çocukların neden mahzun olduğunun farkında değil
ve onları nasıl bir dünyaya hazırladığımızın.
hafifçe başım ağrıyor, bir çocuk ağlayışı, geçen bir tren, vakitsiz bir horoz.
birazdan televizyon sesi yükselir,
hayatımızı karartmak ve zapturapt altına almak için.
hiçbir şairi kıskanmıyorum ve hiçbir şaire özenmiyorum,
istiyorum ki
kendi çırpınışları, kendi savruk davranışları içinde
bir disiplin yaratsın şiirim.
işte durup dururken uzak semtlerinde ankara'nın geniş ve soğuk bir gecekondu akşamının izlenimi geliyor aklıma
ve tereddütsüz geçiyorum şiirime bunu.
mutlu olmayı bir kez yitirdim sonsuzca belki de
üzüntüyle ayrılıyorum bu şiirden."