edânur

edânur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.·
322 günde okudu
·
2024 4. kitabı
İmam Gazali
9.3/10 · 281 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“ Nereden çıktı bu plastik çiçekler? Neden plastik bu çiçekler? Bulabildiği her toprak parçasında filiz veren tomurcuklara inat. Her bahar yeniden yeniden renklenen yaşama inat. Toprak mı bitti yoksa yağmurlar mı? Ah özensizlik, umursamazlık, sıradanlık… He yanımızı saran bir boş vermişlik duygusu. Beğenilme güdümüzü tatmin için plastik cerrahi. Örselenen ruhlarımıza plastik sanatlar. Yapay ilişkilerin fırça darbeleriyle sürdürülen plastik yaşamlar. Neden çıktı bu plastik çiçekler? Neden plastik bu çiçekler? Özen göstermeye gerek bırakmayan bir güzellik, bir birliktelik arayışı mı? Tıpkı evlilikler gibi. Savruk hayatların, tutunamamanın, kök salamamanın ve zamansızlığın Her daim zamansızlığın dışa vurumu mu? Etiketleri yırtılmış, eğilip bükülmüş ama içinde taşıdığı cana inat ayakta duran konserve kutuları süslemiyor artık pencere pervazlarını. Nereye gitti hercai menekşeleriyle övünen, tomurcuk veren sardunyalarıyla konuşan komşular ? Gül ve hanımeli kokularının birbirine karıştığı dingin balkonlar ? Ne zaman vaz geçti ortancalar teneke kutuları mesken edinmekten? O uzak kentlerdeki karmaşada her şeye karşı yeniden tomurcuklanan yaşam sevinçlerine yer kalmadı mı? Gök selenlerin gölgesinde başını kaldıramıyor mu kır çiçekleri? O kentlerin koşuşturmasında vaz mı geçildi nergisin kokusundan? Basit yaşamak zorlaştı. İnsanlar kente teslim oldu. Preslenmiş insan yığınları. PVC pencereler. Kauçuk pabuçlar. Plastik uzaktan kumandalar. Naylon ilişkiler.
Mahcubum, makûs ve muğayirdi hâletim Kadr’in kıymetine çok geç vardı gömleğim Rahmetinden ümidim çok hayretim Asudeyim, Efendim, yine geldin gidiyorsun 27 Ramazan, 1445
Gönderi kullanım dışı

edânur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·248 syf.·
2024 3. kitabı
Keiji Nakazawa
9.2/10 · 103 okunma
Ağzının bir kıvrımından cesaret bularak ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar kalmışsa bir kaç ısrar ölümle yarışacak onların yardımıyla dünyamıza acıdım. Dünya. Çıplak omuzlar üzerinde duran. Herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya Benimse dar çünkü dargın havsalamın gücü yok bazı şeyleri taşımaya. Önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu sakın Styks sularının heyulası sanmayın er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu, biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak ne ellerin hırsla yaban tutuşu ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır dev iştihasıyla bende kabaran aşkı yetmez karşılamaya. İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır o ferah ve delişmen birçok alınlarda betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim şakaklarıma dayanınca güneş can çekişen bir sansar edasıyla uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum