Asude Erva

Asude Erva
@asudeyllk
...insanların değil, kitapların elinde büyüdüğünü söyleyecekti
Reklam
Ey yalnızlığın kuşattığı ruhlar, bekleyin! Gözyaşlarınızı kaybetmediyseniz kaybetmediniz kıyıyı. Gözlerinize doğru uçuyor kelebekler, geç kalmadınız. (Amazon Yağmur Ormanları'nda tuz ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan kelebekler, tuz ihtiyaçlarını kaplumbağaların gözyaşlarını içerek karşılıyor.)
Beklemenin bir dua olduğunu bekleyerek öğrendik biz. Bulutlar toplanıp toplanıp dağıldılar mı! Biz de bekleyip bekleyip dağılırız evlerimize. Yağmuru beklemiş insanlar olarak döneriz. Ters çevrilmiş şemsiyeler olduğunu avuçlarımızın kimseler bilmez.
Sadece durarak değil, bazen de koşarak, atılarak, ızdırap duyarak, "Hayır" diyerek saygı görevi yerine getirilirdi hayata. ... Çölün yakıcı sıcağında bir ağaç gölgesinde Hudeybiye Antlaşması'nı imzalıyordu Hz. Peygamber. Yüzüne gelen bir ağaç dalının O'nu rahatsız ettiğini düşünen arkadaşlarından biri, dalı koparmaya yeltenince izin vermedi. Yaralanan bir ağacın altında yapmak istemedi belki de anlaşmasını. Yalnız insanlara değil, evrene şefkat olarak gönderilmişti O. Yaralamak değil, yaralara şifa olmak için. Hayata saygıyı öğretmişti orada, "Hayır" diyerek.
Hayat karşısında yeter ki heyecan duysun insan... Bir sineğin hakkını bile korumaya çalışır.
Reklam