Küçük Kara Balık'ı çok sevdiğim için denk gelince aldım ve beğenmedim, ne anlatımını ne de hikayeyi.
Çocuklara uygun bir masal olduğunu da düşünmüyorum.
Sevgi MasalıSamed Behrengi · Can Çocuk Yayınları · 20233,017 okunma
Byung-Chul Han ile çağdaş olmak çok büyük bir şans. Onunla aynı dönemde, benzer gündemin ve sorunların bir parçası olmak, analizlerini, düşüncelerini okumak çok kıymetli.
Farklı bir kitabını almak isterken, bu kitabı aldığımı kargo eve gelince fark ettim. Yanlışlık oldu ben tarafından ya da dikkatsizlik diyelim, fakat iyi de oldu. Fikirlerini tanımaya çalışırken, bu kitap vesilesiyle kendisini de biraz olsun tanımış oldum.
Neoliberal sistemde kapitalizmin insan yaşamındaki yerini anlatıyor kitabında. Çoğunlukla içerden baktığım sorunlara, geniş bir kapı açıyor, "biz" olarak bakmamı sağlıyor.
Düşüncelerin mekanikleştiğini söylüyor, nasıl "performans toplumu"na doğru dönüştüğümüzü, özgürlük sandığımız durumun nasıl bir özsömürü olduğunu, bile isteye nasıl ifşa olduğumuzu, ölümsüzlük duygusunun nasıl içimize yerleştiğini, aşktan bahsediyor, duygulardan, tiyatrodan...
Her soruya cevap bulmak için değil, mümkün değildir bence, yarım kalmış bir tamamlanmışlık hissiyle, yeni oluşan soru işaretleriyle ve yaşanan bazı aydınlanmalarıyla üzerimde oluşan etkisini seviyorum.
Yalnızca kulağa hoş gelen değil, gönle hoş gelen, gönlünü hoşluğa erdiren müziği arayıp, musikimizi kendine ders olarak gören, nereden başlasam tanımaya diyenler için her zaman elinin altında bulunması gereken bir kaynak. Öyle alıp birkaç gün okuyup rafa kaldırılacak türden değil, sürekli sayfalarını aralayıp, müzikle yolculuğa çıkaran bir eser.
Her makamla birlikte, daha iyi anlamamıza yardımcı olacak eserler bulunmakta. Şarkılar, türküler, saz semaileri... Okurken hem dinleyip hem de dinleniyorsunuz.
Yazar da gayet açık bir dil kullanmış ve bilinmesi gereken terimleri en başta açıklamış. Okurken sizi yormuyor, sıkmıyor zaten her makamla farklı bir ruh alemine götürüyor.
Okurken sadece gözümüzle ve dinlerken sadece kulağımıza değil, gönül kapısını aralayarak, özünü ve tabi özümüzü anlamaya çalışarak anlayacağız.
Aşkın Celladı, Yalom'un adı en sık duyulan -benim de sürekli ertelediğim- psikoterapi öykülerinden oluşan kitabı.
Kitapta farklı konulara, farklı süreçlere ve sonlandırmalara ait terapiler var. Terapiler hikaye şeklinde anlatılmış ve akıcılık sağlanmış. Psikolojiyle ilgisi olmayan veya bu alanda çalışmayan kişiler için sıkıcı olabileceği gibi kimi kişilerin de içinde kendilerini bulabileceği bir kitap.
Psikoloji, PDR öğrencileri için her hikayenin ayrı bir ders niteliğinde olduğunu düşünüyorum.
Yalom, bizlere teorik açıdan mükemmel terapiler sunmamış; hatalarından, eksikliklerinden de bolca bahsetmiş. Ve önemli olanın da kitaplara bağlı kalmak yerine sürece odaklanmak olduğunu, terapi saatlerinin hayatın bir yansıması olduğunu, bireyin iyi oluşuna katkının aslında kendi bireysel farkındalığımıza ait bir basamak olduğunu çok güzel anlatmış.
Saydamlık, içtenlik ve terapiye duyulan inancın kaybedilmedikçe karşılığının alınacağını okuyucularına, hem kendi açısından hem de hastaları açısından gösteriyor.