Gökyüzü öyle yıldızlı, öyle berraktı ki, onu gören kendine sormadan edemezdi: Nasıl oluyor da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor?
Sessizlik ve güzel kokular içinde, denizle gökyüzü arasında yaşayarak ve kendisini gittikçe daha çok kucaklayan bu duyguya teslim olarak bütün iradesini bir yana bırakıp günlerin geçişine kayıtsız kaldı.