Güzel bir yolculuk ve Nermin Yıldırım’la hoş bir tanışma oldu benim için. İlk kitabı ile de gerçekten tüm karakterleri ilmek ilmek dokumuş, her birine ayrı özen göstermiş. Hiçbirisini yüzeysel geçmemiş.
Unutma Beni Apartmanı, arka fonuna yakın Türkiye tarihini koyan, çok katmanlı, dallanıp budaklanan konusu ve kendi içinde beklenmedik şekilde gelişen ve iki anlatıcı arasında gidip gelen muazzam kurguya sahip bir roman.
Çok severek okudum Süreyya ve Mesude’nin hikâyesini.
Bundan sonra da Nermin Yıldırım’ın diğer kitaplarına mutlaka devam ederim.Kitaplarla ve sevgiyle kalın..
"Anladım ki aşk gözlerini kaybetmekti zaten. Sesini kaybetmekti, tümden kaybolmaktı. Başkasının gözünden bakıp, ağzından konuşmaktı. Aşk yakalandığım en kişiliksiz hastalıktı."
İddiasızca hayatımıza giren ve büyük laflar etmeden
uzun zaman orada kalmayı becerebilenler, zaman içinde kalbimizin ve ruhumuzun en manzaralı dairelerine yerleşiveriyordu demek.
Arkadaşlık iki insanın birbirine günlük rapor vermesi, hayatlarının tüm ayrıntılarını paylaşması demek değildi. İki insanın birbirine
iyi gelmesi yeterliydi bana kalırsa.