Asuman

..Algoritmanın sizi hedef almaması için ilk akla gelen, hesabı, gizli moda almaktır. Sosyal medyada hesap açmadan da işlerinizi görebilirsiniz, bu da mümkün. Ama en önemlisi bizim kendimizi her gün, sıkıcı ama uzun süren şeyler yapmaya zorlamamız lazım. Hedef grup döngüsüne girdiniz ve video tüketmeyi bırakamıyorsanız, mesela şu kararı almamız gerekir, “Her gün 45 dakika okuyacağım”. Okumak sıkıcı gelir en başta, sonra yavaş yavaş o döngüden kendinizi kurtarırsınız. Her gün, 45 dakika yürüyüş yapacağım. Bunu her gün sürdürürseniz, odaklanma eşiğiniz yükselir. Daha fazla şey odaklanmak için ilerliyorsunuz. Sosyal sitelerden dolayı odaklanma süresi 19 saniyeye düştü. Bir süre sonra sıkılıyor, evde, işte, okumada sıkılıyorsa bir insan dopamin almıyor demektir. Dopamin almadığımız şeyi ısrarla yapmaya devam etmeliyiz ki sosyal medyanın yaptığı şey kırılsın.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İnternetin, teknolojinin, dijital dünyanın içine doğan neslin telefon kullanımını planlamak gerekiyor. 24 ay öncesi için sıfır ekran kullanımı diyoruz. Burada bir istisna söz konusu olabilir. Karşı tarafın katılımı ve anne babanın anlatımıyla günlük 15-20 dakikayı aşmadan görüntülü konuşma yapılabilir. Bir yaştan sonra bu şekilde bir ekran deneyimi olabilir. 24 aydan sonra özellikle 6 yaşa kadar ekran süresi günde maksimum bir saat civarını geçmemelidir. Burada dikkat ettiğimiz 3 husus var. Birincisi; ekranın veriliş şeklidir. Çocuğa ekranı sunarken onu bir şekilde oyalamak için verilmemelidir. Çocukla bir etkileşime girmek, birlikte bir etkinlik yapmak, çizgi film izliyorsa onunla izleyip sorular sorulabilir. İkincisi; içeriği mutlaka denetliyor olmak gerekiyor. Hem sosyal anlamda hem diğer açılardan kafasını karıştıracak reklam vs. müdahale ettiğimiz bir sürecin olması gerekiyor. Sonuncusu da bunu birlikte yapmaktır. Yani anne-babanın çocukla birlikte ekran karşısında vakit geçirmesidir. 2-6 yaş arasında maksimum bir saatin böyle etkinlik hâlinde geçmesi gerekir.
İnsan ve Hayat
Bütün bağımlılıkların en temelinde 2 kriter vardır: Yoksunluk ve tolerans. Yoksunluk nedir? Bir bireyin ekranla geçirdiği sürenin giderek artmasının yanında ekrandan uzak kaldığı anların giderek sıkıntı verici hâle gelmesidir. Yani ekrana ulaşamadığında kişinin daha kaygılı, daha gergin, daha sinirli olmasıdır. Tolerans ise giderek çok daha fazla ekranla meşgul olma hâlidir. Bağımlılığın temel döngüsü budur. Bütün hayat organizasyonu, ekrana ulaşmak üzerine kuruluyor. Mesela, yemeği hızlıca yemek, yemeği ekran karşısında yemek. Bütün bunlar, bireyin hayat kalitesini bozma noktasına geldiğinde artık burada bir müdahale, bir planlama ihtiyacı var diyebiliriz.
İnsan ve Hayat
Bir sosyal sitede vakit geçirmeniz ve sürekli bir şeyler izlemeniz yeterlidir. Siz kaybederken onlar kazanır. Orada geçirilen her saniye, o platforma katkıda bulunmak demektir. Etkileşimli oyun yoluyla tetiklenebilecek akıl oyunlarının tuzağına düşmemek için bu psikolojiyi bilmeli ve ne gerekiyorsa yapmalıdır.
İnsan ve Hayat
…Amaç belli; daha çok kişinin oraya girmesi, daha çok vakit geçirmesi, daha çok içerik üretilmesi ya da tüketilmesi, daha çok reklam verilmesi ve oradan daha çok para kazanılması. Bu platformlar, bizim onlara sağladığımız imkân kadar güçlüler. Onlar bu gücü, bizim zamanımızı ve zihniyetimizi çalmak için kullanırlar.