Hissiz olmayı dilediğim, hiçbir şey hissetmek istemediğim günler oluyor. Basit ve soğuk ve tamamen hissiz olmak istiyorum. Empatinin hayatımda büyük bir yeri var ve etkisi uzun sürebiliyor. Televizyonda bir dizi ya da film izliyor, bir şarkı dinliyor ya da bir fotoğrafa bakıyor, başkasının hikâyesini kendiminkiymiş gibi dinliyorken kalbim sıkışıp moralim bozulabiliyor. Bağlam olmadan bir nokta gibi beni delip geçebiliyorlar, bu artık son derece alışık olduğum ama bıktığım bir his.
O yüzden bunca zaman kendimi güvende tutmak için etrafıma duvarlar ördüm. Kendime bir sığınak inşa ettiğimi sanmıştım ama kendimi bir hapse kapamışım meğer (her ne kadar bu benzetmeyi kullanmaktan nefret etsem de). Daha mutlu olacağımı düşünmüştüm ama öyle olmadı.