“İyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en ünlü beyinleriyle sohbet etmeye, hatta bu yazarların en iyi düşüncelerini bize açtıkları bir sohbete benzer.”
René Descartes,
Yöntem Üzerine Konuşma
Hepimiz habire bir şeyleri tecrübe ediyoruz. Modern insan takıntılı bir koleksiyoncu gibi deneyimleri biriktiriyor. Yatıyoruz kalkıyoruz, yiyoruz içiyoruz, hatta yeni yerler görüp farklı insanlarla tanışıyoruz. Fakat yolu anlama açılmadığı sürece bu yaşantılara deneyim diyebilir miyiz diye soruyor 'Donohue. Kişinin kendine sorması gereken en önemli sorulardan biri bu ona göre.
Yoksa hayatın gizemini görmezden geleceğimizi ve bize
vaat edilen derinliğe asla ulaşamayacağımızı söylüyor.
Böyle konuşunca korkutucu büyük laflar ettiği düşünülecek diye endişe edip bu meselenin hiç de göründüğü gibi karmaşık bir şey olmadığını söylüyor sonra. Mesela, şöyle bir yerden düşünelim diyor: "En son ne zaman harika bir sohbet gerçekleştirdiniz? Zamanımızda genellikle sohbet olarak adlandırılan, iki kişinin karşılıklı monolog halinden söz etmiyorum. Benim söylediğim başka bir şey. Kendi ağzınızdan çıkanların derinliğine kulak verip şaşırdığınız, başka birinden kalbinizde yer eden sözler işittiğiniz, ikinizi birden bambaşka bir düzleme taşıyan bir yakınlık içinde olduğunuzu hissettiğiniz ve son olarak da zihninizde dönüp duran yankılarıyla haftalarca etkisini sürdüren harika bir konuşmayı en son ne zaman yaptınız?"
Güzellik, öyle hoş bir tatlılık, sevimli bir cicilik falan değildir, demiş O'Donohue. Keyifle, zevkle, rehavetle de alakası olmadığını söylemiş. "Güzellik daha olgun, daha sağlam bir oluşla ilgilidir. Bence bu anlamda güzellik, büyük bir zarafet ve incelik, belirgin bir derinlik duygusu ve aynı zamanda yaşanmış bir hayatın zenginliğiyle ilgilidir." Sonra da bunun bir tür eve dönüş sayılabileceğini söylemiş. Bu eve dönüş meselesi önemli. O'Donohue güzel olanla buluşmaktan söz ederken aslında yeryüzüne inmiş bir tanrısallıktan bahsediyor. Bu ilahi gücün en kuvvetli ifadelerinden birini de iki insan arasındaki boşluğun kapandığı yerde, yani dostlukta buluyor. Iki kişinin yakın ve derin ilişkisi, O'Donohue için tanrısallığa en çok yaklaştığımız, kısa süre için bile olsa "eve dönmeyi" başardığımız anlardan biri.