Sandalyeyi tuttuğum için o sırada ben onun arkasında dikiliyor ve bu nedenle yüzünü göremiyordum ama yeşil yeşil dökülen gözyaşlarını görüyordum. Her damla benim içime düşüyordu çünkü. Üstelik her damlada, hiç kımıldamadığım hâlde, tepeme balyoz indirilmiş gibi darmadağın oluyordum. Derken, ne yapıp edip toparladım kendimi. Toparlayınca da babam hemen yanı başında olduğumu hissetsin diye, neredeyse bir baba şefkatiyle, ellerimi uzatıp sarsılan omuzlarına koydum.