asya

Adım atmakta zorlanan babamın gözleri önünde böyle koşmakla, ister istemez, onun güçsüzlüğünün altını çizmiş gibi de oldum aynı zamanda. Kendimi kötü hissettim bunu fark edince, bakışlarımı nereye çevireceğimi bilemedim.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sandalyeyi tuttuğum için o sırada ben onun arkasında dikiliyor ve bu nedenle yüzünü göremiyordum ama yeşil yeşil dökülen gözyaşlarını görüyordum. Her damla benim içime düşüyordu çünkü. Üstelik her damlada, hiç kımıldamadığım hâlde, tepeme balyoz indirilmiş gibi darmadağın oluyordum. Derken, ne yapıp edip toparladım kendimi. Toparlayınca da babam hemen yanı başında olduğumu hissetsin diye, neredeyse bir baba şefkatiyle, ellerimi uzatıp sarsılan omuzlarına koydum.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Baba, dedim ona; insanlar araba tamir eder gibi çarçabuk tedavi edilmiyor, biliyorsun. Karbüratör temizlemeye, hava filtresini değiştirmeye ya da bujileri yenilemeye benzemiyor bu işler yani, biraz sabırlı olmak gerekiyor, öyle değil mi?
Sayfa 87·Kitabı okudu
Daha sonra babam bir daha uzun yol şoförlüğü yapmamak üzere kasabaya döndü ama ne hikmetse, gözlerini dikip bu sefer de uzaklara o bakmaya başladı. Acaba o neden bakıyor diye, bakmaya biz de devam ettik tabii. Böylece, uzaklara bakmak neredeyse ailemizin kaderi oldu.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Eskiden dışarıda çalışırken sadece dağlara bakarak nerede olduğumu anlayabilirdim. Sadece küçük bir bakışla Tahran'ın hangi meydanına ne kadar uzaklıkta olduğumu bilirdim. Serbest bırakıldığım gün, önümde uzanan dünyanın nasıl bir şey olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu.
Sayfa 216·Kitabı okudu