Asya Karagül

"babam bahçıvandı. şimdi bir bahçe."
10/10
·208 syf.··
2025 28. kitabı
"Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hala var olduğumuz söylenebilir mi?" diyor yazarımız. Gospodinov, babasının ölüme doğru giden sürecini, duygularını, yavaş yavaş dünyadan ayrılan dayanağını, kendini ait hissettiği yegane yol ile, yazı ile anlatmış. "babam bahçıvandı. şimdi bir bahçe." ölümün en botanik, en doğal ifadesi olabilir. bahçedeki cevizlerini düşünerek hayatının son günlerini geçiren dedemi düşürdü aklıma. ve ona ulaştıramadığım cevizlerini. gospodinov, bahçede kırmızı ceketi ile kambur bir şekilde dolaşan babasında kendisini görüyor. ben de bahçedeki yabani otları yolmayı, dedem ile özdeşleştiriyorum. yetmeyen nefesi ile, sigarası ağzında, yeleği sırtında eğilip kopardığı tüm o yabani otlar, bir sonraki baharda aynı kuvvet ile deldiler toprağı. dedem delemedi. yabani otları ölüyor, tekrar doğuyor ve tekrar ölüyorlar. insan öyle değil. bir kere tene değdi mi toprak, geriye lekesi kalıyor. yaşayanlara, yürümeye devam edenlere armağan birer ölüm lekesi. parmak uçlarımızda taşıdığımız hatıra izleri. sevgili gospodinov, parmak uçlarıma yapışmış mürekkepten anılarım, nasıl oldu da senin defterinde harflere, kelimelere, cümlelere dönüştü? bilmiyorum. ama sanıyorum ki her kayıp, her göç parmak izleri kadar farklı, fakat bir o kadar da aynı.
Edebiyat
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan için, insana dair...
Puan vermedi·192 syf.··
2025 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2025 20:39
Kitap, adı ile müsemma; insan için, insana dair. Herkesin kendinden bir parça bulacağına eminim. Ama gerçekten de tüm çıplaklığı ile o parçayı görmeye hazır mıdır insan? Ona emin değili. Kitabı okurken, sanki toplumun içinde, kalabalık bir çarşıda, metrobüs durağında, bir otoyol trafiğinde gibi hissettim. Akışkan, büyük ve içine alan kalabalık, belki de biraz kaos beni boğdu. Çevremdeki insanlara, sevdiklerime ve en önemlisi belki de kendime dair edindiğim farkındalıklar da beni boğmuş olabilir. Bu kadar farkında olmalı mıyız gerçekten? Kitap bitince sadece boşluğa bakmak, tavanı izlemek, sessizce oturmak geldi içimden. Engin hocanın ilk baskıdan sonra noktasını dahi değiştirmemesini anlayabiliyorum: kitap ile okur arasındaki organik bağı incitmekten korkması. Bir kitap ile bu derece bağ kurulur mu? Kurulurmuş. Kitap, sanki beni, incindiklerimi, hatalarımı, sebeplerimi aşikar eden bir ayna gibiydi. Dili güzel, üslubu tatlı, edebi olarak hızlıca okunabilir. Fakat, o kadar çok durup düşünmek istiyor ki insan, hızlıca okunmuyor pek... Keşke bu kadar beklemeseydim okumak için.
Alıntı
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,5bin okunma