Ve yine de bir yerinde küçücük bir ışık kalır. Belki sönecek gibi titrek, belki rüzgârda sallanan bir mum gibi… ama oradadır. Karanlığın içinde bile seni tamamen bırakmayan tek şey odur. Bazen nefes almanı, bazen ayakta kalmanı sağlayan en zayıf ama en gerçek şey…
Acının en garip yanı da şudur: Seni paramparça eder ama yine de vazgeçmene izin vermez. Sürüklersin kendini. Yaralı, yorgun, sessiz… Kimseye söylemeden, kimseye belli etmeden. Çünkü içindeki fırtınayı anlatacak bir kelime yoktur. İnsan bazen kelimelere bile ağır gelir.
Kalbin bazen öyle bir yere sıkışır ki, ne ileri gidebilirsin ne geri dönebilirsin. Her adımın, biraz daha batmak gibidir. Gülümsediğin anlarda bile içinin bir yerinde karanlık bir çukur hissedersin. İnsanlar “iyisin, değil mi?” diye sorar… ama bilmezler. İyiyim demek, bazen hayatta kalmanın tek yolu olur.