Ya da kendi silahından çıkan kurşun ile bir kadının ölümüne neden olan şahsiyetin "Vicdanım rahat, çünkü ona ateş etmemiştim." demesi de beni şaşırtmıyor. Çünkü bu ülkedeki parti-başkanı-vekilleri şarjörlerini kınalarda boşaltma hakkını kendinde bulurken "Niye bu kadar büyütüyorsunuz ki? Sanki Taksim'de sıktık diyebiliyor.
Zavallı annem bir kelime Türkçe bilmiyordu. Ve bu bay Kürt yok diyordu. Kürt yok! Güneş yok dermiş gibi, ay yok, yıldız yok dermiş gibi. Bir halk nasıl inkâr ediliyordu?...
Neydi bu hayat? Mecburen okunan bomboş bir roman gibi olan bu hayat neydi? İnsanın yüreği hayatın örsündeydi, öfke ve güzelliğin çekiçleri, balyozları güzellik ve kötülüğü çalışırlardı üstüne.