Cemil Meriç - Bu Ülke.
Eski bir marksistin, iç buhranlarla dönüştüğü ve edindiği daha muhafazakar bir karakterin; entelektüel bir hicivle buluşup yaptığı sosyolojik tahliller.
Doğru kırpmaları yaparsan, ideal bir Türk aydını olmakla kalmaz; Türk ruhhaniyetinin harika bir tıbbi reçetesi olur. Türk aydının ruh doktoru denebilir bu manada Cemil Meriç için. Bazen islamcılar sahip çıkar, bazen başkaları. Genel itibariyle 73 sonrası yazılarından yola çıkarak mukaddesatçılar. Haklılardır da.
Türk kimsesinin hicivsel olarak dahi olsa sahip çıkması şarttır. Entelektüel ile Aydın kavramı arasına çizilen çizginin bizzat kendisidir Cemil Meriç. Batıyla bizim ayrımımız.
Türk okumuşu ile Batı okumuşu aynı olamaz, olmamalı. Edebiyatın ve düşüncenin her köşesini de böyle inceler. Mesela okurken insan aklından bazan şey diye geçirir; "Batıdan aldığımız olmazsa olmazlar, bizim olsalardı batı için olmazsa olmaz olurlar mıydı?"
Roman mesela, batıdan hiç roman diye bir şey almayıp edebiyat tarihimizi kendime özgün biçimde kutsallaştırsak; Halk şiirlerimiz batının romanı karşısında değer kazanıp, roman için ayrı bir düstur ve halk şiiri için ayrı bir düstur biçimde şekil almaz mıydı?
Cemil Meriç bu özgünlük sorularını balyoz gibi kafaya vuran bir adam. Türk münevverinin izdüşümü. Büyük bir adam vesselam.
Bu ülke de öyle. Hulasa; "Biz apayrı bir medeniyetin çocuklarıyız; düşman bir medeniyetin, bambaşka ölçüleri olan, çok daha eski, çok daha asil, çok daha insanca bir medeniyetin."