Ataberk Karataş

Ataberk Karataş
@ataberkkrts_
oku, yaz, çalış.
Tutunamayanlar Okuyamayacılarına Yönelik
Puan vermedi·724 syf.··
2023 76. kitabı
Tutunamayanlar türk edebiyatında bir destan niteliğinde. kitabın kendi varlığı hem binlerce insanın ilk okuma deneyişini hem de bu işten vazgeçişini temsil ediyor. popüler olduğu kadar sırlarla dolu, popülerliği içine girilemeyişinden kaynaklı. kitap bölüm bölüm farklı yazım şekilleriyle karşılıyor okuru ve içindeki karışık yazı dizimi (bazı bölümlerde noktalama işareti bile yok ve kelimeler bitişik) daha da destansı kılıyor kitabı. bana sorarsanız edebiyatın ağa babalarından, büyük bir öncü. Oğuz Atay’ın heykelleştiği roman. ben bu kitabı 2. bitirişimde öyle içine girdim ki 3.güne girdiğimde Tutunamayanlar bitmiş ve harap olmuş haldeydi. bir savaş var kitabın içerisinde. içsel bir savaş. intihar içeriğinden de bahsetmiyorum yalnızca, farklı farklı karakterler ve kendileriyle boğuşmaları intiharın daha ötesinde. yaşayış bir intihar gibi hatta. bence yolunu kaybetmiş herkesin kendini bulacağı bir eser. hayatı ciddiye almak… bu problemin yüzeyi gören bütün noktalarına temas ediyorsunuz. hayatı yaşayamayacak kadar ciddiye alıp aradığı asıl noktayı bir türlü bulamayan, tutturamayan adamları seyrediyorsunuz. kaybolmuşlarda resmen bir devler savaşı! felsefesi garipleşiyor işin, hatta diyorsunuz ki okurken: “ulan sen de intihar et bitsin artık şu iş be!” ölümü dileten tuhaf bir hikaye karşınızda. kitabın düzensizliği bir zihnin tasviri esasında. karmakarışık zihin, karmakarışık kitap, karmakarışık hikaye ve Olric. aslında belki de hepimizin sahip olduğu bir şey bu arkadaş, tabi kaçımız onun varlığının farkında? meçhul! şey de garip mesela bu kitapta: abicim Turgut ilah be! tabii beni kınayacaklar karısını çoluğunu çocuğunu böyle umursamazca salan bir adamı ilahlaştırdığım için, rehabilitasyonu önerecekler. naturalist ve hatta materyalist bir bakış. kabul ederim, bir yere
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Nietzsche’yi Anlamak
Puan vermedi·112 syf.··
2023 35. kitabı
nietzsche abimiz herhalde felsefe tarihinin en meşhur ve aynı zamanda en yanlış bilinen filozoflarından. yanlış bilinmesi de gayet doğal kanımca çünkü kendisi zaten resmen anlaşılamamaya yazıyor. kullandığı şiirsel dil ve özellikle diğer kitaplarındaki sürekli karşımıza çıkan metafor aşkı nietzscheyi anlamak yolunda büyük bir engel teşkil ediyor. bir şeyleri doğru sıra ile okumak önemli: neden? çünkü bir kitabı tek başına değerlendirmemek gerek. yani bir kitabı ele alırken yazarını, hayatını, yazdığı dönemi ve önceden yazdıklarını da dikkate almak gerek. bir kitabı anlamak onu alakadar eden tüm fonksiyonlar ile iç içe geçmiş bütünü anlamaktan geçer. o yüzden doğru sıralama ile okumaya dikkat etmeli. genelde hep Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabı ile başlar insanlarımızın nietzsche macerası, bu çok yanlış. Putların Alacakaranlığı (benim tespit ettiğim kadarıyla) nietzsche için gerçek başlangıç kitabı. daha anlaşılır cümleler, daha direkt olarak anlatımlar ve altı çizilesi cümleler sizin bu filozofa yakınlığınızı baya etkileyecek. burada neredeyse iç dünyasını özetler nietzsche. ben okuyan kişinin büyük tatmin olacağına neredeyse eminim ve “nereden başlayacağım ben ya?” diyenlerin de bununla başladıklarına pişman olmayacaklarına eminim. birkaç da kendi altını çizdiklerimden eklemek istiyorum.. “biz ahlaksızlar erdeme zarar mı veriyoruz? anarşistlerin, hükümdarlara verdiğinden daha az. hükümdarlar, ancak kendilerine ateş edilmesinden bu yana sağlam oturuyorlar tahtlarında. ahlak: ahlakı vurmalı.” “sokrates bir hekim değil, dedi usulca kendi kendine; yalnızca ölümdür burada hekim… sokrates yalnızca, uzun süredir hastaydı.”
Felsefe-Düşünce
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20218,3bin okunma
ufakça fikirlerimi bırakacağım.
Puan vermedi·360 syf.··
2021 16. kitabı
felsefe elbette derin bir alan. hatta öyle denebilir ki; felsefi bir açıklama, tartışma yapmak tamamen akademik bir iştir. bu akademinin dışında kalan, daha salt bilgiden uzak okuyucuların felsefeden mahrum kalacağı anlamına gelmez, aynı hak onlara da tabii idir. işte burada ayrımını yaptığımız şu iki şarttan 2.sini sağlamakta seçtiğimiz kitap. bir roman gibi "sabah elime alayım da akşama kadar soluksuz okuyup bitireyim" denilecek bir tarzda olmadığı gibi, "şunu elime alayım da haftalar-aylar boyu üzerine çalışayım, yeni çalışmalarla aydınlanayım" tarzında kitapta değildir. yani ne akademik ne de zevk-ü sefa bir kaynaktır. burada asıl alacağınız lezzet şu ki: çok kapsamlı bir disiplinin zaman içinde gelişimini güzel bağlantılar ve çocuksu bir tema ile sunuşu. bir düşünürü/filozofu okumaya başlamadan evvel "ulan bu adamı okuyacağım da şimdi bir dünya muhabbetten bahsediyor, önce bi tanısaydık iyiydi" dediğinizde başvuracağınız kaynaklardan birisi. herkes için aşağı yukarı 4-5 sayfa ayrılmış, ipin ucunu olması gerektiği gibi Sokrates'ten alan, çok başka diyarlara çeken etkili de bir kaynak. ben bu tarz kaynaklardan çok sık yararlanıyorum çünkü felsefi metinlerin/fragmanların kapalılığı beni bazen sıkıyor. okumadan evvel okuyacağım şeyi iyi analiz etmeye önem verdiğim için defalarca kez başucu kitabı oluyorlar benim için. tavsiye mi? dibine kadar tavsiyemdir. okuduk, yeterli mi? felsefe tarihi defterini kapattık mı? kesinlikle hayır. özet olması bir yana, çok eksik bir kitap. yani benzer formatta kitaplara kıyasla da fazla özet. dolayısıyla aman diyeyim bunu okuduktan sonra işi hallettiğiniz kanısına varmayın. yazarın açıklamaları ve anlatımları güvenilirdir, modern kaynaklarda kaynakça yerinde gösterilir. felsefe maceranızı sürdürmenizi dilerim, tabii tarih maceranızı
Felsefenin Kısa TarihiNigel Warburton · Alfa Yayıncılık · 20208,3bin okunma