Barış Ataçağ Biçer

Barış Ataçağ Biçer
Okur, çevirir, anlatır. Kahve bağımlısı. Bir köpek babası. Fransa’nın edebiyatına ve sinemasına, İspanya’nın diline ve Madrid’e aşık bir çokdilli.
Çevirmen
Malta
25 Aralık 1998
7 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
atacagbicer
6/10
·646 syf.··
2025 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 17:40
Şimdi, nereden başlasam bilemiyorum. Biraz detaylı, belki bu kitap için gereksiz; ama merak edeni için de oldukça bilgilendirici bir inceleme olacağını düşünüyorum birazdan yazacaklarımın. Belki olması gerekenden daha erken bir yaştan beri ara ara bu tarz, Wattpad çıkışlı ya da geleneksel şekilde yazılıp basılmış yetişkin/romantik temalı, zengin ve yakışıklı erkek/kendini eksik gören travmalı masum kız karakterleri barındıran kitaplar okuyorum. Dolayısıyla düşüncelerim sadece bu kitaba göre şekillenmedi. Başka örnekleri ile karşılaştırma yaparak da beğendiğim ve beğenmediğim özellikleri olduğu için incelememe gönül rahatlığı ile güvenebilirsiniz :) Daha da fazla uzatmadan ilk söylemek istediğim şey Nazlı'nın tam bir kezo gibi yazılmış olmasına ne kadar sinir olduğum. Hele o paragrafların sonunda italik harflerle yazılmış, Nazlı'nın iç sesinin söylediği cümleler bana "cringe" olmanın ne demek olduğunu tam anlamıyla hissettirdi. Kaç kez kitabı kapatıp, sakinleşmek için birkaç dakika gözlerimi kapattığımı hatırlamıyorum. (Bkz: düşüncelerini bastırmak için Mehter Marşı (?) dinlemesi, Bora gibi bir karakterin yüzüklerini göstererek “I Said Yes” fotoğrafı çektireceğini düşünmesi ve olumsuz cevap alınca bozulması, Bora’nın ve ailesinin karşısında sık sık maddi durumunun yetersizliği hakkında konuşup sanki bu onu küçük düşürecek bir şeymiş gibi davranması vb.) Küçük yaşta ailesini kaybetmesine rağmen sevdiklerinin desteği ile ayakla kalan ve Boğaziçi Üniversitesi'nde Matematik okuyan üstün zekalı bir kızın kendini böylesine eksik görmesine, yönlendirmeye bu kadar açık olmasına ve sevdiklerinin her zaman yanında olmuş olmasına rağmen ikide bir yalnızlığından ve kimsenin bir şeyi olamamaktan dem vurmasından da hiç hoşlanmadım. Hele bir sahne vardı ki paragraflar boyunca
Edebiyat
Maça Kızı 8 - 1. KitapDilara Pamuk · Artemis Yayınları · 20232,907 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·65 syf.··
2025 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 18:23
Tezer Özlü okumak pek kolay değil. Anlattığı şeyler bazıları için birbirinden kopuk, sert; belki saçma ve anlamsız gelebilir. Ama bilinç akışı tekniğinin en güzel örneklerinden bence. Çocukluğun Soğuk Geceleri, onun hayatını ve farklı zamanlarda yaşadığı, hissettiği ve deneyimlediği şeyleri bütün çıplaklığıyla gördüğümüz ve istemesek de hissettiğimiz bir kitaptı. Buna ek olarak benim de yazarla tanışma kitabım oldu. Çok gerçek tespitleri, durumu tam da olması gerektiği gibi özetleyen gözlemleri vardı. Tanıtım yazılarında da denildiği gibi gerçekten “farklı” ama çok değerli bir yazar.
Edebiyat
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma
3/10
·416 syf.··
2025 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 00:52
Gothikana benim için bir “wasted potential” (harcanmış potansiyel) örneği oldu. Hem yazımı hem de çevirisi zayıftı. Aslında kurgu ve karakter gelişimi üzerinde biraz daha çalışılsa ve daha kaliteli bir çeviri yapılmış olsaydı hikâye ilginç ve sürükleyici olduğu için -kitabın ikinci yarısını kesinlikle bu sebeple okudum- benden çok daha yüksek bir puan ve diğer okuyuculardan da daha iyi yorumlar alabilirdi. Kadın karakterin kendini zayıf görmesi ve erkek karaktere layık olmadığını düşünerek sürekli kendinden ödün vermesi artık kitaplarda ilgi çeken bir durum değil. Karakterlerin aralarındaki ilişki daha ayrıntılı işlenebilirdi. Ana karakter bile o kadar yüzeysel işlenmişti ki hiçbiriyle bağ kuramadım. Oysa Vad çok iyi bir book boyfriend olabilirdi bence. Tanışmalarından çok kısa bir süre geçtikten sonra birbirleri için söyledikleri ve düşündükleri şeyler okur olarak bana “Hangi ara bu kadar tanıdın da sevdin?” diye sordurdu açıkçası. Bana göre kitabın büyük bir kısmı, yazarın ulaşmak istediği sonucu ve yazmak istediği sahneleri/diyalogları birleştirmek için yarattığı anlardan ibaretti. !! SPOILER !! En son bölümde kendisinin de dediği gibi cevaplanmayan bir sürü soru vardı. Bir şeyler anladık ama ne anladık? Yaşanan esrarengiz olaylar neydi? O gölün dibinde ne vardı? Vad ve Jade’in dedelerinin tam olarak nasıl bir bağı vardı? Troy gerçekten de ölmek zorunda mıydı ayrıca? Yazık oldu. Son olarak bir de çeviriye değinmek istiyorum ki kendim de bir çevirmen olarak bazı yerleri okurken çok zorlandım. Müstehcen sahnelerde kullanılan dil inanılmaz kötüydü. Kelimelerin argodaki kullanımlarının bağlama ve sahneye göre hiç değiştirilmeden olduğu gibi çevrilmesi bazı sahneleri aşırı komik ve kaba bir hale getirmişti. Çok az bir eforla yaratılmak istenen cinsel gerilim okuma zevki
Edebiyat
GothikanaRuNyx · Martı Yayınları · 20221,876 okunma