Modern bireyin en baskın duygusunun yaşam boyu kaygı ve stres olduğu, bir korku ontolojisi üzerinde yaşadığı için ne kendine ne başkalarına güvenip toplumsal ilişkiler kurabildiği, büyük çoğunluğun açlık ve yoksullukla boğuştuğu bir dünyada sevginin ne demek olduğunu, neye ihtiyacı olduğunu kavramak çok zor. Böyle bir ortamda sevgiyi sığınak gibi görüyoruz.
Fromm’a göre sevgi bir sığınak değil, üretken bir eylemdir. Bir duygu değil, disiplin gerektiren bir pratiktir. Sevgi; ilgi, sorumluluk, saygı ve bilgi olmadan var olamaz. Bu öğeler birbirinden bağımsız değil, aynı karakter yapısının parçalarıdır. Bu yüzden sevmek, öğrenilmesi ve sürekli yeniden üretilmesi gereken bir beceridir.
Sonuç olarak bu kitap bir ilişki rehberi değil; bir karakter testidir. Okuyana şunu sorar:
Sevmeye hazır mısın, yoksa sadece sevilmek mi istiyorsun?