Bazen hayatımızın bazı alanlarında yaralanmış, aşağılanmış, reddedilmiş hissedebiliriz ve bundan dolayı diğer her şeyi farklı şekilde yargılayabiliriz. Günlük tutanlar olayın ardından bu deneyimi yaşarlar çünkü bir olaya dair anı bile onu yazdığımızda değişir. Bazen geçmişi süsler, bazen de olduğundan farklı görmek isteriz.
Hem zaten her sözcük yanlış izlenim uyandırabilir ve güya doğru sözcükler kullanılmış olsa bile karşı tarafın tam olarak nasıl bir izlenim edindiğini aslında kim bilebilir?
Freud'un her zaman anlatmak istediğini tam karşılayan cümleler kurmasını çok sevmişimdir bu yüzden bu kitapdaki düşüncelerinde de aslında cümlelerinin bazılarının anlamları o cümlelerin ait olduğu kitaplarda daha doygunca anlatıldığından ilk olarak Freud'a dair bir kitap okuyacak insanların zihninde farklı yapılar üzerinde temellenmesi ihtimali bana biraz nahoş geldi. Zaten muhtelif birçok köke ayrılabilen düşüncelerin az cümlelerle ifade edilip derlenmesi bana daha da saçaklandırılabilirmiş gibi geldi. Zaten Freud'un zekasına ve düşüncelerini kendi kulvarında muntazamca okuyucuya geçirebilmesine diyecek hiçbir şey yok. Genel anlamda benim izlenimim hep Freud'un bir noktada mutçuluğu benimsediği yönünde, düşüncelerinin alt metninde bunu seziyorum, sevmek ve çalışmak onun için çok önemli olduğundan bu düşüncesi de mutçuluğa çıkan yolları benimseyişini karşılıyor gibi geliyor. Bu adam inanılmaz.