"Müslüman olma bilinci" gündelik hayatının her anında dinamik bir süreç halinde ortaya çıkmıyor; gündelik hayatında üstü örtülü, küllenmiș bir halde duruyor. Müslüman olma bilinci ancak topluca (millet olarak) karşılaşılan fevkalade kritik anlarda bir dinamizm kazanıyor, sonra tekrar tuhaf bir uyuşukluğa bürünüyor.
Günümüzün bilinçli Müslümanının bütün bu yanlışları bir kenara itme çabası içinde bulunduğundan ve kendini Müslüman olarak nasıl gerçekleştirebileceği üzerinde yoğunlaşmaya başladığından bahsedilebilir. Dünya artık Müslümanlara kulak vermek zorunda kalıyorsa, bu, onların bu tavrından ileri gelmektedir.
Amerikalı beyaz adam, zenci kölesine ne kadar itibar ederse; Batılı insan da bu Müslüman'a ancak o kadar itibar eder. Çünkü bu Müslüman özendiği Batılının düşüncelerini yarım yamalak tekrar etmekten başka bir şey yapmıyor ki!