Edebî hayata inanarak onu kavrayamamaktan gelen sıkıntım, ters istikâmette,yokluğu kavrama istikâmetinde tecellisi etseydi,işte o zaman aklımın patlaması gerekmez miydi?
Nihayet Zafer Hanımefendi, büyükbabası sayesinde kendisini tam serbest hisseden haşarı üstü haşarı torununun ruhunu kamaştırmak, uyuşturmak için müthiş bir (narkoz) uyutucu keşfetti.
Dört beş yaşında okuyup yazmayı öğrenmiştim ya...
Beni romana alıştırdı.
Silah taşıyan mı korkaktır, taşımayan mı?
Silah taşıyan korktuğu için mi silah taşır, korkutmak için mi?
Başkasını korkutmak isteyen ona olan korkusunu def etmek için mi silah taşır, ondan korktuğunu belli etmemek için mi?
Korkutmak isteyen mi korkaktır, korkutma ihtiyacını belli etmek istemeyen mi, yoksa böyle bir ihtiyaç hissetmeyen mi?