ağlamak, uğradığımız felâketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. ağlayamadığımız zamanlar bizde o gücün de mahvolduğu vakitlerdir ki onun yerine kaim olan acılı bir sükûnet en şiddetli acıların hasıl ettiği göz yaşlarından bile daha yakıcıdır.
zavallı çocuklar! sizin o mini mini elleriniz birkaç asırdan beri insanlığın altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil, belki kendiniz gibi küçük kuşları, güzel çiçekleri okşamak içindir.
"biraz daha büyüdüğünde midesi bulanmayacak ve ağlamayacak. belki bazı şeylerin doğru olmadığını hissedecek ama birkaç sene sonra bunlara ağlamayacak."