Kukla sarmaşık tohumunu hiç sevmezdi; adını duysa iğrenir, midesi bulanırdı. Ama o akşam tıkanıncaya kadar yedi. Hemen hemen hepsini bitirdikten sonra, Güvercin'e dönüp:
- Sarmaşık tohumunun bu kadar güzel olduğunu hiç sanmazdım! dedi.
- Şunu bilmelisin oğlum, dedi Güvercin: Açlık gerçek olduğu zaman, yiyecek başka şey de yoksa, sarmaşık tohumu bile tatlı gelir insana! Açlık naz dilemez.
- İki salkım üzüm koparmak için bağa girmiştim...
- Ama senin malın mıydı üzüm?
- Hayır...
- Peki, başkalarının malını almayı kim öğretti sana?
- Karnım acıkmıştı...
- Açlık, bizim olmayan şeylere sahip çıkmamız için iyi bir neden değildir, çocuğum...
- Bu üç armudu kahvaltıda yiyecektim, ama sevinçle veriyorum sana. Ye, afiyet olsun, dedi.
- Bunları yememi istiyorsanız, soymak iyiliğini de gösteriverin.
- Soymak mı? siye sordu Geppetto, şaşkınlıkla. Doğrusu bu kadar mızmız, bu kadar güç beğenir olacağını hiç sanmazdım oğlum. Kötü! İnsan daha çocukken, ne bulursa yemeye alışmalı bu dünyada, çünkü insanın başına ne geleceği hiç belli olmaz. Dünyanın bin bir türlü hali var!