Sadece, zorunlu ve kaçınılmaz olarak hangi kararı alırsa alsın, içinde bir şeylerin öleceğini, sağdaki ya da soldaki bir mezara gireceğini, mutluluğunun ya da erdeminin can çekişmesini yaşadığını hissediyordu.
Herkesin kendi kendine konuştuğu kesin bir doğrudur; düşünen bir insanın bunu yaşamamış olması mümkün değildir. Hatta sözün en muhteşeminin insanın içinde düşünceden vicdana gidip, vicdandan düşünceye geri dönmesi ile ortaya çıktığı söylenebilir. Bu kitapta kullanılan dedi, haykırdı sözcüklerini sadece bu anlamda yorumlamak gerekir; insan dış ortamın sessizliğini bozmadan kendi kendine söylenir, kendisiyle konuşur, haykırır. Büyük bir uğultu vardır, ağzımız hariç her yanımız konuşur. Ruhun gerçekleri görülmez ve elle dokunulmaz olsalar da gerçektirler.