~~~~~ SPOILER ~~~~~~
~~~~~ SPOILER ~~~~~~
~~~~~ SPOILER ~~~~~~
Kitabı okurken, göz yaşlarımı tutamadım ve kitabın birçok bölümü beni inanılmaz derecede, beklemediğim bir seviyede etkiledi diyebilirim. Ahh Snowball diyerek başlamak istiyorum... Snowball'a ne oldu hiç öğrenemedik. Kitabın sonuna kadar Snowball'un çiftliğe geri dönüp, bu diktatörlüğü devireceğine dair umudum hiç dinmemişti. Geri dönüp çiftliği kurtaracağına o kadar çok inanmak istedim ki... Zekiydi, kararlıydı, çalışkandı, bu devrime gerçekten inanan, gerçek bir liderdi. Ama ya gerçekten de geri dönseydi, hayvanlar ona hala inanır mıydı? Sanmıyorum... Çünkü Napoelon'un propagandası çoktan onları ele geçirmişti, bir kez hain olarak etiketlenmişti ve o etiket çiftlikteki her şeyin temelini oluşturmuştu. Squealer'ın sürekli ve sürekli olarak Snowball'u suçlayarak yaptığı manipülasyonlar hayvanların beyinlerini yıkamış, ona karşı duydukları güveni neredeyse tamamen yok etmişti. Bence Snowball geri dönseydi daha gerçekleri anlatamadan linç edilerek oracıkta öldürülmesi bile mümkündü. Özellikle Napoleon, her olasılığı onu ortadan kaldırmak için kullanırdı...
Bence Snowball'un en büyük hatası herkesin kendisi gibi onurlu olacağına inanmış olmasıydı. O gerçek bir idealist, gerçek bir devrimciydi. Devrimin saf ideallerine o kadar inanmıştı ki, en büyük tehditin içlerinden biri olabileceğini hiç düşünmedi. Onun için tüm hayvanlar eşitti, devrimi birlikte yapmışlardı ve tek düşmanları insanlardı... Ama asıl düşmanın, yani başındaki Napoelon olduğunu fark edemedi. Birçok gerçek devrimde de görülmüştür bu, gerçek bir değişim isteyen idealistlerin, iktidar hırsıyla hareket edenler tarafından saf dışı bırakılması... Troçki ve Stalin benzetmesi yapabiliriz burada ve Snowball'u Troçki’nin bir yansıması olarak