Resaam ve tablosu ayrı şeylerdir, demek isterdim sana, bu paragrafın sonunda kendimle çelişeceğimi bilmesem. Sen aslında sosyalleşmek için dikkat eden, dikkat veren ve dikkat çekmeye çalışan, birlikteliğe önem veren bir ressam olabilirsin. Ama aynı zamanda tablona melankolinin mavi mumlarıyla aydınlanmış bir inziva odasındaki bir munzevi olarak da çizmeyi tercih edebilirsin kendini: -Ki işte şimdi çeliştiğim kısım geliyor- Elinde çevreni görmek ve başkalarının da seni görmesi için gibi tuttuğun o erguvan fırçan "Bakın ben buradayım, bu odada, yalnızım ama buradayım. Böyle bilinsin. Belki bir gün çıkar gelirsiniz. Fiziksel olarak olmasa bile, aklınızda benim burada olduğum bilgisinin aklınıza gelmesi, getirmeniz de bana bir uğramadır aslında." demiyor mu? Sen hem ressamsın, hem de o tablo.