Ankara'da ayaz sokakları dolaşırken otobüs durağında bir adamın titrediğini gördüğümüzde onun üşüdüğü için böyle davrandığını düşünürüz. Halbuki aslında olan şey, o adamın üşüdüğü için değil,
evine gidiyor
evinden kilometrelerce uzakta.
babasının gönderdiği
dut pesitiline bakıyor
bir ev gibi
bir evin
kahverengi
bir kilimi gibi.
insanın bir pestil içinde bile
evini taşıyabileceğini
hatta tadını evinin
almayı deneyebileceğine ikna oluyor
o an.