Eline bir kalem aldın, bir de kağıt, çiziyorsun. Sana karşı masadan bakanlar, bir şeyler çizdiğini düşünüyor. Halbuki senin yaptığın, gerçekliği kanırtmak. Bir kalem alıp bir kağıda bir düz bir çizik attığın zaman, yaptığın şey düz bir çizgi çizmek değildir tamamıyla, hiçbir zaman öyle değildir. Yaptığın asıl şey, gerçeklikte bir yarık açmaktır. Sen o yarığın karanlığına baktıkça, Yarık da sana bakmaya başlar. O yarığın içinde bir dünya dile gelmeyi, doğurtulmayı beklemektedir. Bilirsin. Nalının çukurları ezilmiş lavantalarla dolu gürbüz bir at bir doğumhanenin önünde toprağı eşlemektedir, huzursuz, bilirsin, duyarsın. Sana düşen, yarıktan o dünyayı kaleminle çıkarmaktır. Yaşatmak,öldürmektir dedi zamanında, Jurnal, Meriç. Dedi bunu. Hayalini o çizdiğin yarıktan çıkarmak için, gerçekliği yarman, yaralaman gerekir ki, eh, bu da biraz... Öldürmektir.