Berika•, bir alıntı ekledi.
09 Nis 20:54 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Evet ama.. Kuşlar?
Telgraf tellerindeki kuşlar silkindiler, başlarını omuzları arasından çıkarıp, gelen trene baktılar.
Lakin top sesleri...
Tren henüz durmamıştı, birdenbire üşüşen insan kalabalığı içinde onları kaybettim. Insanlar saldırmışlardı. Babannem elimden şiddetle çekti:
"Aptal aptal bakınmanın sırası değil, yürü!"
Evet ama... Kuşlar? Onları düşmandan kaçıracak babaanneleri yoktu ki!

Baba Evi - Avare Yıllar, Orhan Kemal (Sayfa 7 - Everest yayınları)Baba Evi - Avare Yıllar, Orhan Kemal (Sayfa 7 - Everest yayınları)
Hakan Özer, bir alıntı ekledi.
16 Şub 23:33 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

BİR SÖZ SÖYLE
hani kuşlar kaldıracak
yangınlar üfürecekti yel
uykusuzluklar büyüyecekti hani

nerde büyük ağartı
nerde yel

bir söz söyle içinden
durma! bir gül daha düşür
karanlığa

Avare Çalı ve UzaKTan, A. Adnan Azar (Sayfa 128 - yky)Avare Çalı ve UzaKTan, A. Adnan Azar (Sayfa 128 - yky)

Güneşten mi geldin, böyle yakıcı
Gökkuşağından mısın, böyle rengarenk
Mayıs çiçekleri neden bu kadar
Güzel bakıyorlar rüyalarımda
Denizlerin soluğundan yayılan
Bir bulutun yeryüzüne sevdalı
Son damlası mıydın karanlıklarda
Sen baharın yâr gününde açan gül
Ben baharın her gününde hovarda
___________________
Neredesin, hangi dağın başında
Hangi servi gölgesinde ben yokum
Gece perdeler mi çekti gözüne
Görmedin ruhumu saran alevi
Gündüz uyudun mu sabaha kadar
Yüzünde zamanın buseleri var
Bundandır tereddüt, fırtına, figan
Sen baharın yâr gününde açan gül
Ben baharın her gününde kırılgan
___________________
İlk kez baktığında pencerelere
Kuşlar göçüyordu gönül yurdumdan
İlk duyduğun kelimenin harfleri
Soylu birer nehir oldu içimde
Sonsuzluğun diyarından mı geldin
Ağlarken de, gülerken de güzeldin
Toprağından kaldı bende bu yare
Sen baharın yâr gününde açan gül
Ben baharın her gününde avare
___________________
Biliyorum, bütün zindanlar benim
Özgürlük senindir aşk ülkesinde
Ardımda korkunun son bekçileri
Hayatıma çökmüş sisli tepeler
Aldırma, ellerim boş kalsın yine
Ay ışığı düşsün kirpiklerine
Kahra kırgın, yalnızlığa küskünüm
Sen baharın yâr gününde açan gül
Ben baharın her gününde suskunum
___________________
Adım atsam, surlar çıkar önüme
Kapıları bir bir kapanır şehrin
Saçlarını kement yapsan, ne olur
Tırmansam burcuna hayallerimin
Sessizce girerim inan koluna
Yüzümü döndükçe Samanyolu’na
Her yıldızı bir işaret sanarım
Sen baharın yâr gününde açan gül
Ben baharın her gününde yanarım
Nurullah Genç-Sonsuzluğun Diyarından

Kan bağı
Kırmızı ışıklarda durmayan kara bisiklet çatı katından kanalizasyona fırlatıldı.
Hiç denenmemiş bir adımın yalnızlığı ve çıplaklığı esir.
Birbirini ısıran kuşlar besleyeceğim, hiç durmadan birbirini ısıran, içleyen, ölen ve dirilen kuşlar.
Biri, biri rakamlardan sildi, sıfırın bayramı yasak.
Z harfi kurtulsa alfabeden, peşine düşülür, temin ederim.

Bir sinir, hükmediyor.
Bir damar, avare.
Politik mi eller, politik mi eklemler, politik mi olum?
Susmak kilitli.
Delirmek kilitli.

Dinsin diye bir uçurtma yapmalıyım, hayaletlere varmalı.
Hareket ve umudu kavuşturamayan iskeleler imha edildi.
Konuşmayan yerlerimiz sapan besliyor.
Kimse gülmüyor ve şaka havlıyor, reçete bu.
Reçete bu.
Reçete bu.
Kurum katillerine esir olan silahlar isyan etti.
Kurum katillerine esir olan silahlar intihar etti.

..

Ellerinde taş gibi gururla avuç içleri gözüktü.
Ateş alkış tuttu.
Ağıtların nefesini içtiler.
Bilirsin artık o ağaçların uykusunda olduklarını.



Çiçek şapkaları kuyuda, gör başları güneş doğunca.
Fareler yastık altlarını imzalıyor.
Kanamayan bir yasa, kemirilen bir hayalettir.
Ağız göz yaprak içinde.
Kapa ellerini kulaklarını, örümcekler ağı tanıdı.
Kemirilen hayaletin dilini deşeyim.
Elektrik kesildi isyan yüzeyinde.

Duvar kanı yumrukluyor.
Geceyi gündüzü bölen anons uçurtmaları.
Küfür balon üflüyor.
Kirpiler bıyık altlarından diriliyor.

Duyun duyun, açmıyor ölüler.
Kapamaz toprağı bu dil.

Denizler tuttuğunu gömüyor, çukur yasasının emaneti bu.
Pijamanı sula, terliklerini yak.
Kan ısırıyor duvar.
Bir parmağını kesti rüzgar.
Teri kıran çekiç.
Robot damarlarla ağaç avuçlarında gaz kızartıldı.
Rezil çivi ile deşik korkular.
Patlama bacaksız.
Kül ateşten ağır.
Aklın dalgakıranı gri lacivert ablukada.
Elektronik çivilerle ağaçların avuçlarında gaz kızartıldı.

Seçim inliyor.
Baykuşun isyanı zift.

Seç, seç, seç.
Düzgün başa bu taraklar.
Diş çoktan gömüldü.

Ters göz.
Ters kanat.
Ters gaga.
Diz çöktü kurşun canavara.

Abidin yildirim, bir alıntı ekledi.
14 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sabah oldu - deyip te onu, düne ait bir isimle savma. Sen onu, ilk defa gördüğün,henüz isimsiz, yeni doğmuş bir çocuk say,

Avare Kuşlar, Rabindranath Tagore (57)Avare Kuşlar, Rabindranath Tagore (57)
Abidin yildirim, bir alıntı ekledi.
14 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gözleriyle gülü görebilen bırak dikeni de görsün.

Avare Kuşlar, Rabindranath TagoreAvare Kuşlar, Rabindranath Tagore
Abidin yildirim, bir alıntı ekledi.
14 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

insanlar zalim fakat insanlar iyi kalplidir.

Avare Kuşlar, Rabindranath Tagore (Sayfa 54)Avare Kuşlar, Rabindranath Tagore (Sayfa 54)
Abidin yildirim, bir alıntı ekledi.
14 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hanım kız ! Senin sadeliğin, göl maviliği gibi, saflığındaki derinliği belirtir.

Avare Kuşlar, Rabindranath Tagore (Sayfa 52)Avare Kuşlar, Rabindranath Tagore (Sayfa 52)
Abidin yildirim, bir alıntı ekledi.
14 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çiçek , bütün yıldızlarını kaybetmiş sabah göğüne bağırır, ''Çiğ damlalarımı kaybettim''.

Avare Kuşlar, Rabindranath Tagore (Sayfa 50)Avare Kuşlar, Rabindranath Tagore (Sayfa 50)
Abidin yildirim, bir alıntı ekledi.
14 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu dünya, güzelliğin musikisiyle sakinleşmiş fırtınalar dünyasıdır.

Avare Kuşlar, Rabindranath Tagore (Sayfa 49)Avare Kuşlar, Rabindranath Tagore (Sayfa 49)