Elwing

Şiddet, insanların ayrılmaz bir parçasıdır...
9/10
·252 syf.··
2025 41. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 22:02
*İnceleme spoiler içerebilir* Bir şaheseri bitirmiş bulunmaktayım. 139 bölümlük yolculuğumuzun sonuna geldik. İnceleme yazmak için tüm seriyi bitirmeyi ve mantıklı düşündüğüm bir anı bekledim çünkü bitirdiğim an mantıklı düşünemiyordum, gözyaşları ve duygular rasyonel düşünmeme engel oluyordu. Belirtmeliyim ki animesini izledikten sonra kafamda oluşan sorulara bir cevap bulmak ve aynı zamanda Attack on Titan evreninde daha fazla vakit geçirmek için başladım mangasına. İlk kez manga okumama rağmen iyi gitti. Sonlara doğru sıkılsam da devam ettim sırf o muazzam final için. Yer yer hüzünlendim, yer yer gülümsedim, sinirlendim ve hatta ağladım. Karakterlerin yerine koydum kendimi. Ahlaki açıdan insanın değerlendirme yapmasına neden oluyor Attack on Titan her ne kadar öyle durumlarda kalmayacağımızı bilsek de. Şimdiye kadar izlediğim çoğu şeyden daha iyiydi diyebilirim. Verdiği mesajlar, felsefesi, gerçek hayatta olan çoğu şeyi barındırıyordu kendinde. Animesini daha çok sevdim ama keşke mangadaki her detay da olsaymış animede. Eminim mangada Mikasa'nın Eren ismini kullandığı zamanlar daha azdır. %90 oranda sadık kalınmış mangaya ama yine de bariz değişiklikler var. Bazı sahneler ya değiştirilerek eklenmiş animeye ya da hiç eklenmemiş. Öyle olay örgüsünü aşırı derecede etkileyecek şeyler değil tabii ama ben okurken gördüğüm o kısımları animede de görmeyi çok isterdim. Düşündüğüm şey şu ki eğer animesi sevilip, izlenmese mangası okunmazdı belki de. Çünkü başlarda çizimler gerçekten kötü. Son 30-40 bölümün çizimleri güzel sadece. Baştaki çizimlerde savaş sahneleri zor anlaşılıyordu iyi ki sonlara doğru düzelmiş. İçimde ukte olarak kalan bir diğer şey de şu 139 bölüm boyunca Mikasa ve Eren arasında hiç duygu yüklü ya da derin bir diyalog yok. Son ana kadar hep akılda
Manga
Titana Saldırı Cilt 34Hajime İsayama · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2023316 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
etrafa kayıtsızlaşmak aşkın özü değil midir?
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 09:34
Gurur ve Önyargı bir seneye yakın bir süredir kütüphanemde bulunan ama henüz okumayı düşünmediğim bir kitaptı. Hep erteliyordum. Çok yazık! Keşke çok önceden okusaymışım. Her cümlesi, her satırı beni kendine aşık etti. Okurken gülümsediğim, heyecanlandığım ve sinirlendiğim yerler oldu. Ne zevkti ama! Yazar dönemi, hisleri öyle güzel tasvir etmiş, anlatmış ki inanılmaz bir tat aldım okurken. Daha önce bir klasiki bu kadar beğendiğimi hatırlamıyorum. Böylelikle Jane Austen en sevdiğim yazarlardan biri oldu ki bu onun ikinci romanı, benimse okuduğum ilk romanıydı. Mr. Bennet'in her cümlesi bir daha herhangi karakterden bu kadar etkilenemem dedirtti. Lydia, Mrs. Bennet, Lady Catherine ise sevmediğim karakterler listesinde ilk sırada yerlerini aldılar. Elizabeth'le aynı şeyleri düşünmenin verdiği hoşluk ise bir başkaydı. Kitabı okuduğum zaman oradaymış gibi hissettim. Aileden biriymişim gibi. Bu da yazarın kaleminin sihri tabii ki. 200 küsür yıl önce yazılmış bir kitaptaki düşüncelerin hala var olması da insana tuhaf hissettiriyor açıkçası. Kızlarını sırf evlilik olsun diye evlendirmeye çalışan aileler hala var ve Mrs. Bennet onların bir temsili idi benim için. Mr. Darcy ve Elizabeth arasındaki konuşmaları okumak, ardından Mr. Darcy'nin ona yavaş yavaş tutulması o kadar güzeldi ki... Kitabı her şeyiyle çok beğendim ve kesinlikle bu Jane Austen'in okuduğum son romanı olmayacaktır.
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202598bin okunma
Kıskançlık ateş kadar yakıcı, buzdan bile soğuktur
8/10
·395 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2024 20:42
Seriye başlarken buraya kadar geleceğimi hiç düşünmemiştim açıkçası. Ama kitap beni öylesine büyüledi ve içine çekti ki bırakamadım. Tamam, bazı eksiklikler, sinir bozan şeyler var ama kitabın akıcılığı, merak uyandırması bunları geride bırakıyor. Yazar yine yaratıcılığını konuşturmuş. Önceki kitapta Karanlık Boyut'ta Elena'nın Yıkım Kanatları'nı kullanması Kıskançlık Fantomunu özgür bırakır ve bu fantom karakterlerimizin kıskançlıklarından beslenerek büyür. Ve artık yeni bir tehditle savaşmak zorundadırlar. Hepsinin duygularını, kıskançlıklarını itiraf etmeleri güzeldi. Ve hala Elena'nın her iki kardeşi aynı anda sevmesi aşırı sinirlendiriyor. Belki de bu, serinin okuduğum son kitabıydı. Bunun nedeni ise bundan sonraki kitapların L. J. Smith tarafından yazılmaması. Bir kaynaktan okuduğuma göre editör ile oluşan anlaşmazlık sonucu yazardan alınmış kitap ve hayalet yazarlar tarafından yazılmaya devam edilmiş. Yani Vampir Günlükleri - Avcılar, Vol.1 Fantom yazarın kendi kaleminden çıkan son kitaptı. Bunu bilerek seriyi okumaya devam etmek korkunç geliyor. Zira yazarın kendi düşüncelerini okumayı sevmiştim, seriye devam edersem okuduğum her satırda yazarın aslında bunu yazmak istemediğini düşüneceğim. Belki sonunu merak ettiğim için bir gün devam ederim ama o gün bugün değil. Yine bir kaynaktan okuduğuma göre hayalet yazarlardan biri serinin sonunu Smith'in istediği şekilde bitirmiş. Buna tutunmaya çalışarak okunur aslında ama ne olursa olsun Vampir Günlükleri serisi L. J. Smith tarafından kaleme alınmış bir efsanedir.
Vampir Günlükleri - Avcılar, Vol.1 FantomL. J. Smith · Artemis Yayıncılık · 2012243 okunma
İnsan aynı anda iki kişiye aşık olamaz!!!
8/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2024 16:20
"Anlatacak bir hikayesi vardı ama dinleyecek kimsesi yoktu." Vampir Günlükleri 3. Kitap - Dönüş: Çöken Karanlık kitabı ile başlayan çılgınlığın son buluşunu okuyoruz bu kitapta. Vampir Günlükleri serisinin 5. kitabı ve Dönüş'ün 3. kitabı. Aksiyon, heyecan, fantastik roman açısından L. J. Smith çok iyi bir iş çıkarmış. Vampirler, avcı-katiller, cadılar, kurtadamlar, kitsune ve farklı boyutların büyüleyiciliğini okurken kendinden geçiyor insan. Her macerayı okurken dış dünyadan soyutlanıp karakterlerin yanındaymış gibi hissettiriyor kitap. Okudukça daha fazla merak ediyor insan. Karakterler de ayrı bir dünya. Serinin ilk kitabından beri sevdiğim bir karakter olan Meredith bu kitapta da benim için büyüleyici olmayı sürdürüyor. Ana karakter Elena ise çoğu zaman sabrımı zorluyor gerçekten. Serinin ilk kitabında bencil, küstah ve egoist biriydi zamanla bu özellikler yerini daha iyi özelliklere bırakmasına rağmen hala sinir bozucu. En azından başlarda Stefan'a aşıktı ve hislerinden emindi. Her iki kardeşe aynı şekilde aşık değildi. Yazar neden böyle bir aşk üçgeni yazmış anlamış değilim ve bu aşk üçgenini okumak bazen yoruyor ve irrite edici geliyor. Sırf kurgusu hoşuma gittiği için okumaya devam ediyorum. "Onun sevdiği Stefan. Ama o aşkın tekil olmadığını asla anlamamıştı. Elena'nın aynı zamanda Damon'a da aşık olabileceğini ve böylesinin, ona olan aşkını zerre kadar azaltmayacağını anlamamıştı." Kitapta geçen şu kısım bile insanı delirtir. Maalesef ki Elena'nın karakter gelişimi çok zayıf geliyor bana. Stefan, Elena ve Damon aşk üçgeni gerçekten sarpa sarmış durumda. Elena'nın iki kardeşe de aynı şeyleri hissetmesi saçma geliyor ve sonu nereye varacak merak ediyorum doğrusu. İkisini de öperken aynı şeyleri hissediyor ikisine de aşık. Yuh devenin bale pabucu yani :D Stefan'a sadık kalsa veya onu artık sevmediğini
Vampir GünlükleriL. J. Smith · Artemis Yayıncılık · 2012352 okunma
Ah, sakin ol atmayan kalbim.
9/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2024 15:20
Dönüş serisinin ikinci kitabını da bitirdik. Vampir Günlükleri 3. Kitap - Dönüş: Çöken Karanlık daha çok hoşuma gitmişti açıkçası. Şimdiye kadar serinin 4 kitabını okudum en akıcı gelen Vampir Günlükleri 3. Kitap - Dönüş: Çöken Karanlık oldu. Vampir Günlükleri 4. Kitap - Dönüş: Gölge Ruhlar ise sinir krizi geçirmeme neden olacak şeyler vardı (Elena'nın süslenip püslenip hapishaneye Stefan'ı ziyarete gitmesi). Ama bunun yanı sıra Damon Elena kısımları daha fazla olduğu için o sinirlendiğim kısımları telafi etti bir nevi. Kitsune kardeşlerin kaçırdığı Stefan'ı bulmak için dostlarımız seferber oluyor bu kitapta. Elena bu yolculuk sırasında Damon'a çekilmeye başlıyor ama Stefan'ı sevmekten de vazgeçmiyor. Şu adamın (Damon'ın) değerini bil be kadın artık. Bazı zamanlarda ipin ucunu kaçırdım çünkü olaylar çok hızlı gelişiyordu ve bazen çok karmaşık geliyordu. Elena Damon'a yardım ederken aniden Karanlık Boyut'un hapishanesinde Stefan'ın kilitli tutulduğu kapıyı arıyor. Birkaç yerde de böyle ipin ucunu kaçırdığım yerler vardı. Yine de kitap kendini okutuyor. Her satırda insan heyecan duyuyor ve bir sonraki sayfada neler olacağını merak ediyor. İçine çekiyor kitap insanı ve bu harika bir şey bence. Okumaya değer.
Vampir Günlükleri 4. Kitap - Dönüş: Gölge RuhlarL. J. Smith · Artemis Yayıncılık · 2012508 okunma