Politik programlar, ancak temeldeki toplumsal değerler sisteminin doğru olması durumunda etkili olabilecek, toplumsal niteliğin sonuç ürünleridir. Toplumsal değerlerin doğru olması için bireysel değerlerin doğru olması gerekir. Dünyayı düzeltmenin yeri ilk olarak kendi yüreğimiz, kafamız ve ellerimiz ve sonra onlardan çıkan iştir.
Sonunda kendini yüceltmeyi amaç edinen her çaba felâketle sonlanmaya yazgılıdır. Bir dağa, ne kadar büyük olduğunuzu kanıtlamak için tırmanıyorsanız, hemen hemen hiçbir zaman sağlayamazsınız bunu. Tırmansanız bile içi boş bir zafer olur bu. Zaferi sürdürmek için kendinizi tekrar tekrar başka yollarla kanıtlamak, sahte bir imajı tekrar tekrar oluşturmak; peşinizde bu imajın doğru olmadığı ve birinin bunu anlayacağı korkusuyla sonsuza dek bu imajı sağlamak zorundasınızdır. Bu çıkar yol değildir.
Okulların,kiliselerin,hükümetlerin ve her tür politik örgütün kendi işlevlerini sürdürmek için ve bu işlevlere hizmet eden bireyleri kontrol edebilmek için,düşünceleri hakikat dışındaki amaçlara yönlendirmeye çalıştığını anlıyordu.
"Doğa yasaları insanın icadıdır, hayaletler gibi. Mantığın, matematiğin yasaları da insanın icadıdır, hayaletler gibi. Tüm kutsal şeyler insanın icadıdır; bunların insanın icadı olmadığını savunan düşünceler de insanın icadıdır. Dünya insan düşüncesi dışında yoktur..."