1966 yılında, ünlü filozof Bertrand Russell’ın girişimleri sonucu, Amerika’nın Vietnam’da işlediği suçları araştırmak ve hukuka göre karar vermek üzere kurulan ve Russell’ın onursal başkanı olduğu Milletlerarası Savaş Suçları Mahkemesi (Russell Mahkemesi), Aybar’ı yargıçlarından biri olarak seçmiştir. Mahkemenin diğer 14 yargıcı arasında, Lelio Basso, Simone de Beauvoir, Isaac Deutscher, Jean-Paul Sartre, Gunther Anders gibi isimler vardır. Aybar, Vietnam’a gönderilen iki heyetten birine başkanlık etmiş ve Vietnam’da bir ay kalmıştır (1967 Ağustosu). Aşağı yukarı bir yıl çalışan mahkeme, 1 Aralık 1967’de en önemli kararını açıklayarak son bulmuştur: Amerika, Vietnam’da soykırım suçu işlemiştir.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1. Hayır, öyle değil! Kıyamet gününe yemin ederim ki,
2. Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim.
3. İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor?
4. Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz.
5. Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister.
6. "Kıyamet günü nerede/ne zaman?" diye sorar.
7. Göz şimşek çaktığında,
8. Ay tutulduğunda,
9. Ve Güneş'le Ay bir araya getirildiğinde,
10. Der ki insan o gün, "Kaçılacak yer nerede?"
11. Hayır, yok sığınacak yer!
12. Varılıp durulacak yer Rabbinin huzurudur o gün.
13. Haber verilir insana o gün, önden gönderdiği de arkaya bıraktığı da.
14. Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;
İşte kendileriyle sohbet ettiğim saygıdeğer kişiler; geri kalan bütün ötekiler, elbette en azından tanımış olduklarım arasındakiler, o kadar çok insanlık altında idiler ki, onlardan biraz daha yüksek seviyeli hayvanlar bile gördüm.
Daha sonra, size anlattığım sebeplerden ötürü, buraya geldim ve şimdilik başka bir yere gitmememin nedeni buradaki insanların gerçeğe karşılık beklemeden bağlılıkları, ukalaların hiç görülmemesi, filozofların sadece mantığa inanmaları ve ne kadar kalabalık olurlarsa olsunlar bilginlerin otoritesinin, bir rençper eğer onlar kadar güçlü fikir yürütüyorsa, hiç de rençperin görüşünün üstünde tutulmamasıdır. Kısaca bu ülkede, sadece sofistler ve hatipler işe yaramaz ve zırvacı olarak kabul edilirler.