Adına arabesk denen bu, kente göç müziği, yaralı bir adamın haykırışı değil, yaralanmış taklidi yapan bir adamın sahte çığlığıydı. En ünlü arabesk sanatçılar, kıllı göğüslerini açıkta bırakan ipek gömleklerle geziyor ve pırlantalı rolex saat takarak, spor mercedes otomobile biniyor ve “Ben ölüyorum, bitiyorum!“ diye hıçkırıklara gömülmüş şarkılar haykırıyorlardı.