Hiçbir şey kendiliğinden ne o kadar üzücüdür, nede zor. Bizim gevşekliğimiz, güçsüzlüğümüzdür ona bu niteliği veren. Büyük ve yüksek şeyleri görebilmek için onlara göre bir ruhumuz olması gerekir.
Tabiatın insanlara en adilce dağıttığı nimet akıldır derler, çünkü hiç kimse akıl payından şikayetçi değildir. Nasıl olsun ki? Aklını beğenmemesi için aklından ötesini görebilmesi lazım.
Bazen vücut, bazen de ruh ihtiyarlığın esiri oluyor. Kafaları, midelerinden ve bacaklarından önce zayıf düşenleri çok gördüm. İhtiyarlık kendini belli etmediği için, çok tehlikeli bir derttir. İnsan bu derde farkına varmadan düşer.